gönderen Celâleddin » 03 Ağu 2010, 11:59
Cinler, Dedektörleri Etkiler mi?
Onların tutarsız bilgi vermelerine sebep olurlar mı? Bu konuda şahit olduğum bir olayı size anlatayım.
Zamanımızdaki Gavsın mürşidi rahmetli Seyda’yı sağlığında ziyaret etmek için 1221 km. uzaklıktaki köyüne gittim. İlk ziyaretim değildi. Nasip oldukça gidip, nazarlarında bulunmuş, çorbasını içmiştim.
Bir gidişimde, imamlığında namazımızı kıldık. Namazdan sonra herkesle, taleplerine göre ilgilendi. Sonra Peygamber efendimizin de olduğu gibi, camiye bitişik, içten kapısı olan özel odasına çekildi. O, olmayınca herkes camiden çıktı. Ben de bu fırsat deyip, günlük dersimi yapmak için, caminin ön kısmına oturdum. Üzerimi örttüm, zikir çekmeye başladım.
Bir müddet sonra, iki kişinin konuşmalarını duydum. Birisi, mürşidim idi. Hocanın yanında, talebenin nafile ibadet yapması edepsizliktir, diyerek dersimi bırakmak istedim. Fakat bitmek üzere diyerek bitirdim.
Kendisine gelenlerin menfaatini onlardan daha çok düşünen, sünnetullah ehli insan, sağ ayağını caminin camının iç kirişine koymuş, sağ dirseğini de dizine dayamış, sağ eli ile hafif dalgalı sakalını yavaş yavaş okşar gibi düzeltiyordu. O vaziyette cami önündeki misafirlerini seyrediyordu. Onlar, ondan habersiz; onu görmüyorlar. O, onların halini inceliyordu.
Yanında bir kişi de edepli bir şekilde durmuş, ona bir şeyler anlatıyordu. Özel konuşuyorlardı. Ona rağmen, yanlarına gidip dinlemeye karar verdim. Eğer, benim dinlememem gereken bir konu ise, kovsalar bile hiç gücenmez, yanlarından uzaklaşırım. Diyerek, onlara hiçbir söz söylemeden, yanlarına yaklaştım.
Sofi
-Kurban, ben, jeologum. Petrol aramalarına katılıyoruz. Bir yerde petrol olduğunu tespit ediyoruz.. Gidip üzerinde makineyi çalıştırıyoruz. Makine petrol var diye sinyal veriyor. Orayı bir miktar kazıp, tekrar makine ile bakıyoruz. Sinyal artıyor. Fakat, bir müddet sonra sinyal kesiliyor. Makineden çıt çıkmıyor. Bu, birkaç defa böyle oldu. Arkadaşlara söyledim. Onlar
-Bu cinlerin işidir.
Dediler.
-Ne yapacağımı bilmiyorum. Siz ne buyurursunuz?
Dedi.
O, halini hiç bozmadan, dışarıdaki insanları izliyordu. O vaziyette,
-Sofi, bir tane kaba petrol koy. Sonra kabın üzerini de bir bezle ört ki makine görmesin.
Sofi, bütün ciddiyeti ile konuya açıklık getirmek için,
-Kurban, petrolü kaba koymadan önce, makineyi odadan çıkarayım mı? Makine görmesin.
Deyince, bir anda, dışarıdakilere bakmayı bırakıp, bütün heybeti ile doğrulup, ona şöyle dedi:
-Sofi, sofi sana şaka diyorum. Sen makineni kontrol ettir. Makinen arızalı olabilir.
Dedi ve yürüdü gitti.