At İşaretleri

Define Sembolleri
Kilitli
HayatAğacı
DeFiNeLeRiM MüDaViMLeRi
DeFiNeLeRiM MüDaViMLeRi
Mesajlar: 10573
Kayıt: 15 Şub 2010, 12:19

At İşaretleri

Mesaj gönderen HayatAğacı » 18 Şub 2010, 12:53

Yunan mitolojisi de en az diğer mitolojiler kadar at konusunda zengin motiflere sahiptir.


Denizler tanrısı Poseidon, denizlerin dibindeki muhteşem sarayında yaşar. Atinalılara büyük bir bağış yapmak istediği bir gün, elindeki çatal asayı yere saplar ve yarılan topraktan kişneyerek ve şahlanarak bir at çıkar. Poseidon, arabasını dalgaların üzerinde çeken altın yeleli atlar besler.


Ancak, ilk atın bir deniz tanrısı aracılığıyla oluşumu, zaman içerisinde tanrı Poseidon'a kayalıkların tepesinden denize atılmak suretiyle at kurban edilmesi geleneğinin yerleşmesine neden olur.


Yunan mitolojisinde çok önem verilen tanrı Poseidon'un at biçiminde insan ayaklı ve denizi simgeleyen mavi yeleleri olan Arione adında bir de oğlu vardır .


Yunan mitolojisinde konuşabilen ve inanılmaz derecede hızlı koşabilen Areion adlı bir at vardır. Bu at, aygır kılığındaki tanrı Poseidon’un, kısrak biçiminde saklanan toprak tanrıçası Demeter ile çiftleşmesinden meydana gelmiştir.


Yunan mitolojisinin önemli bir motifi de kanatlı at "Pegasos"tur. Pegasos, Medusa adlı bir kadının kafası kesildikten sonra toprağa akan kandan oluşmuştur. Tanrıça Athena onu doğar doğmaz, sanat perileri Musa'lara büyütmeleri için vermiştir. Bu nedenle Pegasos, sanatçıların hayal gücünü simgeler ve ozanlarca ilham perisi olarak kabul edilir. Tanrılar tanrısı Zeus, sonunda Pegasos'u, gökte bir yıldız yapar.


Yunan mitolojisinde at, tanrıça Artemis'in sembolü olarak kabul edilir ve kutsal olarak kabul edilir (Folkways). Ayrıca, at kulaklı, atkuyruklu, at ayaklı yarı insanlar vardır ki, bunlara Satyr adı verilir. Yaşlıları ise, Silen adını alır.


Bunların dışında Yunan mitolojisinde özel öneme sahip, Centaur'lar (At-adam) vardır. Bunlar yarı insan-yarı at biçimli yaratıklardır. Başları, göğüsleri ve kolları, kimi zamanda ön bacakları insan gibidir. Karınlarından arkası at biçimindedir. Yeleleri ve kuyrukları vardır. Dağlarda ve ormanlarda yaşayan bu at-adamlar, çiğ et yerler ve çoğunlukla yabani ve azgındırlar. Binici ile atın birleşmesinden oluşan bu yaratıklar, birçok efsanede rol oynamışlar ve sürülerin koruyucusu küçük tanrılar olarak kabul edilmişlerdir.


Özellikle bu at-adamlardan Kheiron (Chiron) adı ile anılanı hastaları iyileştirmekte büyük ün kazanır ve hekimliğin kurucularından sayılır. At-adam Kheiron'un annesi Philyra'ya gönül veren tanrı Kronos, karısının kıskançlığından korktuğu için at kılığına girer ve Philyra ile öyle birleşir. Bu nedenle tanrı Kheiron, yarı at-yarı insan olarak doğar. Başka bir anlatımla Philyra'nın tanrı Kronos'dan kaçmak için kısrağa dönüştüğü ve Kronos'unda bunun üzerine ona at biçiminde yaklaştığına inanılır .


Kheiron, doğduğu Pelion dağlarında annesi ile birlikte yaşar ve annesi Philyra oğluna öğrencilerini yetiştirmede yardımcı olur (33). Pelion dağlarında yetişen şifalı otları toplar ve insan hayvan hekimi olarak, öğrencilerine bunların şifalı etkilerini öğretir. Hekimliğe yönelik tüm bilgilerini daha doğmadan Tanrı Apollon'dan edinen Kheiron, çeşitli el becerilerine de sahiptir ve Akhilleus'u yetiştirmiş, tıp tanrısı Aesculap'a ise hekimliği öğretmiştir. Akhilleus, Kheiron'dan öğrendiği hekimlik sanatını ve edindiği ilaç bilgisini Troya savaşında yaralılar üstünde kullanmıştır.


Atları da çok seven Akhilleus'un, Pedasos, Balios ve Ksanthos adlı ölümsüz üç atı vardır. Akhilleus, tanrı Poseidon'un babasına armağan ettiği bu atlardan özellikle Ksanthos'a çok bağlıdır. Savaşlara Ksanthos ile katılır. Savaşlarda Akhilleus'a hep yardım eden bu ölümsüz at, bir gün dile gelerek efendisine yakında öleceğini bildirir .


Trakya krallarından Diomedes, ülkesine gelen yabancıları, atlarına yem olarak yedirmektedir.

Antik Yunan'ın ünlü kahramanı Herakles, Diomedes'i kendi atlarına yedirerek bu vahşi töreye son verir.


Hintlilerin Ay tanrıçası olan Çandra'nın, Hint mitolojisinde on at tarafından çekilen bir arabada oturduğu düşünülür.


Hititler'in Anadolu'da atı ilk evcilleştiren kavim olduğu bildirilmektedir . Ancak onların mitolojilerinde de at, Hintlilerde olduğu gibi tanrıların bir binek hayvanı olmaktan öteye gidememiştir.



Orta Avrupa'daki kavimlerin birçoğunda atlar, tanrı'nın gözde hayvanı olarak kabul edildiklerinden koruma altına alınmışlardır.



Asya Türkleri 'nin destanlarında önemli bir yere sahip olan atların, bir totem olarak "12 Hayvanlı Türk Takviminde" 7. yıla adını verdiği görülür. Şamanlığı kabul eden Türklerle Moğolların inanışlarına göre, at gökten inmiştir. Yakut Türklerine göre de kahramanların atları "Güneş Alemi"nden gelir. Bazı Türk boylarında da atların "Apsatı" adında bir tanrısı olduğundan söz edilir.

Bir de kanatlı ve kürekli atlar da vardır ki; bunların hem uçarak, hem de yüzerek Kaf dağının ardındaki "Süt Gölü"nde yaşadıklarına inanılır. Hızır, ölüme çare ararken bu atları görür ama tutamaz. Nihayet "Süt Gölü"ne şarap dökerek atları sarhoş eder ve bir çiftini yakalayıp kanatlarını koparır. Bunları çiftleştirir ve böylece bunlardan at nesli türer.

Bir başka efsaneye göre cins atlar, tanrılar ile ejderhalardan türemiştir. Bir başka efsaneye göre de, bir mağarada tanrıların atı bulunmaktadır. Bazı kısraklar oraya gider, çiftleşir ve gebe kalırlar. Cins atlar işte bunlardan türer.


Türkistan'da gökten inmiş bakır bir at vardır. Bu at yarıya kadar toprağa gömülüdür. Haziran ayında nehirden bir at çıkar ve bu gökten inmiş bakır at ile çiftleşir.

Moğol kahinler, tanrılarla konuşmak için, görünmezlerden gelen bir boz ata binerek göklere çıkarlar. Şamanlar da göğe çıkarken "Pura" adı verilen atları kullanırlar. At, görünmez âlemlerden haber getiren, gelecek fenalıkları önceden sezen, dostu düşmanı tanıyan bir yaratıktır. Kahramanların yardımcısı ve silah arkadaşıdır. Gerekirse konuşur ve sahibine nasihatler verir. Bir Moğol inanışına göre de at uçarak, üzerindeki kahramanı cehenneme götürür ve sonra geri getirir.

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim



Resim

Resim


Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu gözet, ama dünyadan da nasibini unutma! Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.(Kasas 77)

yaptığımız tüm yorumlar, ya yasal Kazı Öncesi araştırlamarı Esas alarak, yada bilgilenmek amaçlı araştırmaları Esas alarak, yapmaktayız ... LÜTFEN !!! kaçak kazılardan uzak duralım.

Kilitli

“DEFİNE İŞARETLERİ VE ANLAMLARI” sayfasına dön