ERKEN TUNÇ ÇAĞI’NDA GÜNEYDOĞU ANADOLU’DA ODA MEZAR GELENEĞİ

Kültür Bakanlığımızca Teşvik Edilen ve Yayınlanan, Arkeoloji Kazı Sonucu Bildirgeleri
Bu Bölümdeki Tüm Paylaşımlarımız Alıntıdır ve Kaynak Gösterilecektir

ERKEN TUNÇ ÇAĞI’NDA GÜNEYDOĞU ANADOLU’DA ODA MEZAR GELENEĞİ

Mesajgönderen HayatAğacı » 19 Ara 2010, 22:42

Özet:

Erken Tunç Çağı’nda Güneydoğu Anadolu Bölgesi komşu Suriye ve Mezopotamya kültürlerinin
etkisiyle şekillenen ekonomik ve sosyal gelişmelerin tesiriyle hemen hemen tüm Yakındoğu'da
olduğu gibi kentleşme sürecine girmiştir. Bölgede kentleşmeye bağlı olarak bir taraftan ekstramural mezarlıkların
sayısında artış olurken diğer taraftan oldukça köklü olan intramural ölü gömme geleneği dönemin
sonuna kadar varlığını sürdürmüştür. Erken Tunç Çağı, oda mezar geleneğini beraberinde
getirmiştir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde karşımıza çıkan oda mezar örnekleri, Anadolu’da bilinen
en erken örnekler arasındadır. Genellikle toplu gömmede kullanılan oda mezarların Güneydoğu
Anadolu’da hem intramural hem de ekstramural mezarlıklarda diğer mezar gruplarından ayrı bir grup
olarak karşımıza çıktığı ve yerleşime göre konumları ne olursa olsun ölü gömme gelenekleri açısından
herhangi bir farkın olmadığı bilinmektedir. Oda mezarlar kentleşmeye bağlı olarak oluşan belli bir ekonomik
düzeydeki sosyal sınıfa mensup grupların ölülerini gömmek üzere kullandığı mezar yapıları olmalıdır.
Mezarlarda ele geçen buluntulara baktığımızda depas, tankard ve Kiklad idolleri gibi uzak bölgelerden
getirilmiş olan ticari malların varlığı ve metal eserlerin fazlalığı mezarların sahipleri olan grupların
toplum içindeki konumlarını ve güçlerini anlamamıza yardımcı olmaktadır.
Bölgede son senelerde yapılan araştırmaların ışığında; oda mezar geleneğinin Erken Tunç Çağı
boyunca Kuzey Suriye’de olduğu gibi yaygın olarak kullanıldığını söyleyebiliriz.



Güneydoğu Anadolu Bölgesi kuzeyden güneye doğru gittikçe alçalan, kuzeyde geniş bir yay oluşturan Güneydoğu Toroslar’ın eteklerinden güneyde Suriye ve Irak sınırı
arasında kalan kalker platolarından oluşan engebesiz bir araziye sahiptir1. Coğrafyanın da etkisiyle ETÇ’de, yoğun ticarî ve kültürel ilişkiler, Fırat ve Dicle nehirleri boyunca bir
taraftan Güneydoğu Anadolu’dan Kuzey Suriye ve Mezopotamya Ovası’na diğer taraftan Doğu Anadolu’ya kadar uzanan geniş bir alanda belli ortak özellikleri barındıran
kültürel bir birliktelik oluşturmuştur2.

Bu dönemde Güneydoğu Anadolu, Suriye ve Mezopotamya kültürlerinin etkisiyle şekillenen ekonomik, teknolojik ve sosyal gelişmelerin katkısıyla hemen hemen tüm Yakındoğu’da olduğu gibi kentleşme sürecine hızla girmiştir. Birçok yeniliği beraberinde getiren Erken Tunç Çağı, ölü gömme âdetlerini de etkilemiş ve karşımıza daha
önce Anadolu’da yaygın olmayan oda mezar geleneğini çıkarmıştır3. Oda mezarların Güneydoğu Anadolu’da varlığı son senelerde yapılan kazı ve araştırmalar sonucu giderek
artmıştır (Res. 1)4.

Mezarların sayılarındaki artış bu konudaki çeşitli soruları da beraberinde getirmiştir. Bu sorulardan birisi mezarları kullanmış olan bireylerin toplum içindeki
konumlarının ne olduğudur. Bu konudaki bir diğer husus ise mezarların yapısal ve tipolojik özelliklerine göre tanımlarının ne olması gerektiğidir.

Oda Mezarların Ortaya Çıkışı:

Taştan inşa edilen oda mezarların kökeni tam olarak bilinmemekle birlikte sanduka mezarların doğal gelişimi sonucu doğmuş olmalıdır6. Yapısal olarak sanduka
mezarlara benzer oluşları dikkat çekmektedir. Sanduka mezarların büyük çoğunluğu bireysel gömmeler için kullanılmıştır. Ancak oda mezarlardaki gibi toplu
gömme yapılan, çok sayıda buluntu ele geçen sanduka mezarların varlığı[b]7[/b], bu gelişimi gösteren bir ipucu olmalıdır. Orta Fırat boyunca kayaya oyulan oda mezarlar
ise; bölgenin kalkerli yapısından dolayı ortaya çıkmıştır. Coğrafyanın kültürü şekillendirmesinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan bu mezarlar toplu gömmeler
için ETÇ boyunca uzun bir süre kullanılmıştır8.


Mezarların Konumu:

Oda mezarların neredeyse tamamı bir yerleşime bağlı olarak karşımıza çıkmaktadır. Yerleşimin bitişiğindeki mezarlık alanında veya evlerin içinde ve büyük olasılıkla
surların içinde bir yere inşa edilmiştir9. Tilmen Höyük, Lidar Höyük, Oylum Höyük ve Titriş Höyükteki oda mezarlar bu gruba girmektedir.

Oda mezarlar ekstramural mezarlık alanlarında da bulunmaktadır. Titriş Höyükte hem ekstramural mezarlık alanında, hem de yerleşim içinde oda mezarlara rastlanmaktadır.
Gedikli Höyük ekstramural mezarlık alanında, diğer mezarlardan bir duvar ile ayrılmış oda mezarlar bulunmuştur. Hayaz Höyükte ise ETÇ başlarında höyükte yerleşim
varken, dönemin sonlarına doğru terk edilen yerleşim yerinde bir oda mezar bulunmuştur. Kayaya oyulan oda mezarlar; yerleşim
alanı dışında, mezar yapımına uygun doğal arazide karşımıza çıktığı için, bu grup içinde değerlendirilebilir. Bir diğer grubu daha önce bu bölgede bilmediğimiz, tamamen farklı bir karakter gösteren, bir yerleşime bağlı olmayan, Gre Virike gibi ölü kültüyle bağlantılı törenlerin düzenlendiği kutsal alanlarda bulunan anıtsal mezarlar oluşturmaktadır. Oda mezarların konumları nasıl olursa olsun, ölü gömme âdeti açısından büyük bir fark olmadığı, hepsinin benzer özellikleri yansıttığı bilinmektedir.

Yapısal Özellikleri:

Mezarlar yapısal özelliklerine göre iki
ana gruba ayrılmaktadır:


A-Taştan İnşa Edilen Oda Mezarlar:


Oldukça yaygın olarak karşımıza çıkan, taştan inşa edilen, tek odalı mezar yapılarının (Res. 3) ortak özelliği; duvarlarının çeşitli boy moloz veya blok taşlarla
kuru duvar tekniği ile bazen çamur harç kullanılarak inşa edilmiş olmalarıdır. Duvarlar genellikle düz inşa edilmiştir. Ancak oval şekilli Gre Virike ve Tilmen Höyük
mezarlarının duvarları çatıya doğru daralarak içbükey örülmüştür. Benzer oda mezarlar Jerablus Tahtani, Tawi ve Tell Beydar’dan bilinmektedir13. Mezarlar şekil
olarak dikdörtgen, oval veya yuvarlak planlıdır. Dikdörtgene yakın yamuk veya köşeleri yuvarlatılmış dikdörtgen planlı mezarlar da vardır14. Gre Virike’de oval
ve yuvarlak planlı oda mezarların varlığı bilinmektedir15. Mezarların yapımında bölgede doğal olarak bulunan taş cinsleri olan bazalt ve kireçtaşı kullanılmıştır. Mezar
odalarının boyutları birbirinden oldukça farklıdır. Uzun kenarları 5 m ile 2m arasında ve kısa kenarları 1,25 m ile 3,50 m arasında değişmektedir. Tavandan tabana
mezar odalarının ortalama yükseklikleri ise 2,40m ile 1,30 m arasında değişmektedir16. Mezar odasının tavandan tabana kadar olan yüksekliği ve kullanıldığı dönemdeki toprak yüzeyinde olup olmaması önemli olup işlevsel bir özelliğe işaret etmektedir17. Toprak yüzeyinden diğerlerine göre daha derinde olan Hayaz Höyük oda mezarının yüksekliği 1 m’dir18.

Oda mezarların en önemli yapısal özelliklerinden birisi de dar kenardan açılan kapı ve bir giriş mekânının olmasıdır (Res. 3e)19. Mezarlarda yön birliği olmadığından girişlerinin yönünde de bir birlik bulunmamaktadır. Sadece bir insanın geçebileceği genişlikte olan kapı geçişleri tek veya iki adet levha şeklindeki taşların dikey konulması ile kapatılmıştır20. Mezarlara girilip çıkıldığını gösteren tek veya çift kanatlı giriş kapıları dromos olarak da adlandırılan bir giriş mekânı ile bağlantılıdır. Mezar odasına girerken
iki ya da üç sıra levha taşından yapılmış basamaklar, mezar odası ile geçiş mekânını ayırmaktadır. Bu basamaklar Gedikli, Hayaz Höyük, Gre Virike, Lidar
Höyük ve Oylum Höyük mezarlarında açığa çıkartılmıştır (Res. 3a, e, c). Nadiren de olsa yandan girişi olmayan Tilmen Höyük oda mezarı gibi örneklere, kapak
taşı kaldırılarak üstten girilmiş olmalıdır21.

Mezarların çatısı genellikle 3 - 4 büyük levha taşı ile düz bir şekilde kapatılmıştır (Res. 3d, g) 22. Oylum Höyükte23 bir mezarın çatısının kerpiçle kapatıldığı ve Gre
Virike’deki24 bir başka örneğin çatısının taştan sahte kemerli olduğu dikkate alınırsa, mezar çatılarının her zaman levha taşıyla kapatılmadığı ve düz olmadığı görülmektedir.
Mezarların tabanları genellikle sıkıştırılmış topraktır. Ancak Gedikli’de tabanı çeşitli boy çakıl taşları ile döşenen oda mezarlar da vardır25.
Karkamış çevresinde yer alan höyüklerden Tell Kara Hasan Höyüğü ve Tell Amarna Mezarlığı’nda taştan inşa edilmiş mezarların varlığı bilinmektedir26.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde özellikle Gaziantep ili civarında müze kurtarma kazıları sonucu açığa çıkartılan çok sayıda taş duvarlı oda mezar vardır. Bunların arasında;
Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, Mazmahor köyünde27, Oğuzeli ilçesi Tünp Höyükte28, Yavuzeli ilçesinde Göbek Höyükte29 ve Til Habeş Höyüğünde 30, Kazıklı Höyükte31,
Ayyıldız köyünde32, Kilis ilinde Leylit Höyükte33, Şanlıurfa ili Halfeti ilçesinde34 tesadüf sonucu bulunan oda mezarları sayabiliriz. Bu mezarlar, bölgede araştırmaların
artmasıyla, oda mezar sayısının da artacağını göstermesi bakımından önemlidir.


B-Kayaya Oyulan Oda Mezarlar:


Bölgede oval, dikdörtgen biçimli, çok veya tek odalı kaya mezarlarının varlığı bilinmektedir. Özellikle daha önceden kazılmış veya tesadüfen bulunan mezarlar
oldukça fazla sayıdadır. Müze kurtarma kazılarında, kayaya oyulan oda mezar geleneğinin yaygın olduğunu gösteren örnekler açığa çıkartılmıştır. Bu oda mezarların
dağılımlarına baktığımızda özellikle Gaziantep ili ve çevresinde yoğunluk kazandığı dikkat çekmektedir (Res. 1).

Gaziantep Müzesi tarafından Gaziantep ili, Oğuzeli ilçesinde kurtarma kazısı yapılan, kayaya oyulmuş, düzgün olmayan şekilli bir oda mezar bulunmuştur. Mezar
4 m uzunluğunda, 2,5 m genişliğinde, 1,30 m yüksekliğinde, girişi doğu yönde ve mevcut zeminden 1,9 m derinlikte bulunmuştur35. Gaziantep ili, Şehitkâmil ilçesi,
Sam köyünde yer alan kalker bir tepenin kuzey yamacında, kayaya oyulmuş,tam bir geometrik şekil vermeyen, 2,60x1,35 m ölçülerinde ve 1,05 m yükseklikte
bir oda mezar kazılmıştır36. Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, Konak Mahallesi’nde 3 m çapında, 1 m yüksekliğinde, girişi kuzeyde ve basık yarım küre şeklinde kireçtaşı kayaya
oyulmuş bir oda mezar açığa çıkartılmıştır. Mezar odasına arazi yüzeyinin 1 m altında ulaşılmıştır37. Şanlıurfa ili, Halfeti ilçesine bağlı Yukarı Göklü beldesinde38 kayaya
oyulmuş bir oda mezarın varlığı bilinmektedir. Karkamış’ın 30 km batısında, Tilbeşar’ın 10 km güneydoğusunda, Sacır Suyu’nun batı kenarında bulunan Dibecik köyünde yüzeyden bir kuyu ile ulaşılan oval biçimli bir kaya mezarı bulunmuştur39. Gaziantep ili, Burç ilçesinde bulunan Lohan Höyüğünün eteğinde
daha önceden buluntuları yağmalanmış, kaya içine oyulmuş bir oda mezar bulunmuştur. Mezar odası 2x3 m ölçülerindedir40. Gaziantep ili, İslâhiye ilçesinde bulunan
Zincirli Höyüğün 750 m batısında bir kireçtaşı tepenin eteğinde kayaya oyulmuş bir oda mezar kazılmıştır41. Son senelerde Tilbeş Höyükte de kayaya oyulan bir mezarın
varlığı bilinmektedir42.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ETÇ boyunca, kayaya oyulan mezarlar çok yaygın görülen bir mezar türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Kuzey Suriye’de
aynı dönemde El-Qitar, Tawi43, Tell Banat44, Şemseddin, Tell al-Abd45, Djerniye46 ve Tell es-Sweyhat47 gibi merkezlerde kayaya oyulmuş tek ya da daha
fazla odalı mezarlar mevcuttur. Kayaya oyulan ve taştan inşa edilen oda mezarlar yapısal açıdan farklılık göstermesine karşın, genel olarak benzer ölü
gömme geleneklerini göstermektedir. Bu tür mezarların ETÇ boyunca dağılımlarına baktığımızda, özellikle Orta Fırat Havzası’nda yayılış gösterdiği anlaşılmaktadır48.

Mezar Buluntuları:


Mezarlarda ele geçen buluntulara baktığımızda diğer mezar türlerine göre yığınlar halinde olduğu söylenebilir. Bunun en önemli nedeni oda mezarların
uzun süre kullanılan bir mezar türü olması ve bireylerin aynı zamanda gömülmemesidir. Bu durumu göz önünde tutarsak her gömülen birey için mezara konulanlar
ile bu sayı giderek artarak bir yığın halini almış olmalıdır. Buluntuların bazılarının nadir bulunan eserler veya uzak bölgelerden getirilmiş olan lüks ticari mallar49 ol
ması gömülen bireylerin sosyal ve ekonomik durumu hakkında bilgi vermektedir. Mezarlarda çeşitli tipte metal silahlar, seramik kaplar ve süs eşyalarına oldukça fazla sayıda
rastlanması da sosyal farklılığı gösteren bir diğer unsurdur50. Buluntuların mezarların içinde belirli bir düzeni olmamakla beraber, genelde iskelet bir tarafta, buluntular diğer
tarafta açığa çıkartılmıştır.

M.Ö. III. bin boyunca Orta ve Yukarı Fırat Havzası mezar türlerinde olduğu gibi özellikle seramik geleneklerinde de paralellikler vardır. Mezarlarda sık sık belirli tip
kapların ortaya çıkması; bu kapların ideolojik veya ritüel bir törene ait olduklarını akla getirmektedir51. Gedikli oda mezarları önceden soyulduğu
için buluntuları çok azdır. Yerel portakal kırmızısı ve krem renkli hamurlu çömlekler, fincanlar, kâseler, bir yonca ağızlı testi, bodur meyvelikler, ayaklı çömlekler ve sepetkulplu ufak meyvelikler mezara konmuştur. Bronz buluntular mezarların soyulmasından dolayı fazla değildir52. Tilmen Höyük mezarında, çok sayıda boncuk, portakal kırmızısı hamurlu iki meyvelik, iki çanak, pedestal dipli bir tabak, alabastron biçimli Suriye şişesi, spiral şeklinde bükülmüş bronz telden yapılmış
olan bir bilezik ve üç bronz iğne bulunmuştur. Bu iğnelerden ikisinin başında tünemiş üç kuş yer almaktadır53. Lohan Höyüğü oda mezarında, içlerinde portakal kırmızısı
hamurlu, uzun kaideli meyvelik ve spiral perdahlı metalik seramik örneklerinin olduğu yaklaşık 44 adet kap bulunmuştur54. Oylum Höyük oda mezarlarından
birinde, sadece bronz bir yüzük ile bir kap ele geçmiştir55. Vazolar mezarı olarak adlandırılan mezarda, meyvelikler, üçayaklı çömlekler, Suriye şişeleri ve yatay
yivli konik kadehlerden oluşan 130’a yakın kap ve bronz bir bilezik, küpe ve torque parçaları, sap deliği kırılmış bronz bir balta ve boncuklar açığa çıkarılmıştır56.
3 numaralı mezarda meyvelikler, halka dipli kadehler, küresel gövdeli şişeler, bir küçük çömlek, bakır yedi iğne, gümüş iki saç halkası, bir kalem parçası ve kırılmış
bir hançer parçası mevcuttur57. Lidar Höyükte 6 numaralı oda mezarda ele geçen krem renkli hamurlu çanaklar, bardaklar, şişeler ve spiral perdahlı metalik kaplar
gibi farklı formda ve türde 200 kadar seramik, 12 bronz iğne ve çok sayıdaki boncuk Er Hanedanlar III tipindedir. 5 numaralı oda mezarda da çok sayıda seramik
kap bulunmuştur.58. Hayaz Höyük oda mezarında, küresel başlı 8 bronz iğne, bir dikiş iğnesi, beş bronz bilezik ile çok sayıda taş, deniz kabuğu ve fayanstan
boncuklar bulunmuştur. Düz basit seramik türünde şişe, çömlek, matara, çanak, meyvelik, yandan emzikli kap gibi çeşitli formlardan oluşan 40’ın üzerinde seramik
kap ele geçmiştir 59. Gre Virike’de K9 oda
mezarının ön odasında ve ana odasında
çeşitli kaplara ve kap parçalarına rastlanmıştır. Bunlar arasında yüksek ayaklı kaplar, boğa ayaklı çömlekler, çan ayaklı çömlekler, derin veya sığ çanaklar, metalik
seramik grubuna dâhil edilen çömlekler ve konik kadehlerden oluşan toplam 76 kap vardır. Bunların dışında mezarda bakır/tunç kargı ucu ve küresel başlı üç iğne, bir akik
boncuk, gümüşten bir saç bağı, çakmaktaşından üçgen biçimli, kanatlı bir ok ucu ele geçirilmiştir60. Buluntular Orta Fırat Havzası’ndaki benzerlerine göre, mezarın Erken
Tunç Çağı III boyunca kullanılmış olduğunu göstermektedir61.

Titriş Höyük oda mezarlarında meyvelikler, alabastron veya yuvarlak gövdeli Suriye şişeleri, sığ ve derin çark yapımı kâseler, ikili bileşik kap gibi değişik formlu kaplar vardır.
Küresel başlı bronz iğneler ve büyük bir hançer, deniz kabuğu, frit boncuklar ve pedestal dipli bazalt taşından ünik bir havan62, üzeri çizilerek bezenmiş bir deniz kabuğu
parçası63, depas’lar, bronz ucu kıvrık bir mızrak ucu64 ve kaplardan birinin içinde çiçek kalıntısı bulunmuştur65. 92.39 numaralı
mezarın dışında batısında on iki kap ve içinde dört kap, iki küçük figür, beyaz taştan iki keman biçimli idol açığa çıkarılmıştır66. 69.54
numaralı mezarda 50 tam kap ile bronz bir toggle pin67 ve 35–18:229 numaralı mezarda 42 tam kap ile üçü tam birkaç bronz iğne bulunmuştur.

Kayaya oyulan veya taştan inşa edilmiş olan oda mezarlarda, mezar buluntuları açısından fark bulunmamaktadır. Ancak, kayaya oyulmuş oda mezarlarda ele geçen farklı
zamanlı buluntulara baktığımızda, bunların diğerlerine göre biraz daha uzun süre kullanıldığı anlaşılmaktadır.


Tarihlendirme:68


Mezar buluntuları mezarların tarihinin belirlenmesinde birinci derecede önem taşıyan eşyalardır. Oda mezarların kullanım sürelerinin belirlenmesi en erken
ve en geç tarihli buluntulara bakılarak yapılmaktadır. Mezar odasının yapım tekniğine ve şekline göre tarihleme yapmak her zaman mümkün değildir. Ancak, oval biçimli
ve sahte kemerli olarak inşa edilmiş mezarların hepsinin Akkad Çağı ile çağdaş olması dikkat çekmektedir69.

Oda Mezarlar, diğer mezar türlerine göre uzun süre kullanılmıştır. Mezarlarda ele geçen ve tarihlendirmeye yardımcı olan malzemeler arasında, ETÇ içinde
belli bir zaman diliminde, belli bir alanda görülen çeşitli seramik grupları ve bunların tipik formları sayılabilir. İslâhiye Bölgesi oda mezarlarında sıkça karşımıza çıkan
portakal kırmızısı yerel seramik, Amik Ovası H, I ve J safhalarında görü len seramik gruplarından biridir70. Açık krem renkli hamurlu, hızlı çark yapımı, yüzeyi yivli,
dibe doğru daralan sivri, yuvarlak ya da düz dipli ve genelde konik kadeh olarak adlandırılan kaplar71 mezarlarda oldukça fazla sayıdadır. Bu tür kaplar ETÇ II ve III boyunca
oldukça geniş bir alanda kaşımıza çıkmaktadır72.

Tilmen Höyük oda mezarı içindeki alabastron biçimli Suriye şişesi73 ve diğer buluntulara dayanılarak yaklaşık olarak M.Ö. 2200-2100 yıllarına74 tarihlenmektedir. Gedikli
mezarları ise çizilerek bezenmiş portakal kırmızısı hamurlu seramik grubu, çark yapımı yiv bezemeli konik kadehlerden ve oda mezarların yakınında bulunan
depas’lardan dolayı ETÇ III’e tarihlenmiştir75. Hayaz Höyük76 oda mezarı, düz basit seramik türünde küresel formlu Suriye şişeleri, emzikli kaplar ve mataraların gösterdiği gibi ETÇ III-IV’e aittir. Lidar Höyük77 oda mezarlarını tarihlemeye yardımcı olan kapların çoğu metalik seramik türünün daha geç örnekleri
olarak bilinen ve ETÇ sonuna tarihlenen spiral perdahlı örneklerindendir.
Oylum Höyük78 oda mezarlarında ele geçen küresel gövdeli Suriye şişeleri, emziklikaplar ve bronz bir torque ETÇ III- IV’e aittir. Gre Virike dikdörtgen oda mezarları
ETÇ III boyunca kullanılmış, yuvarlak ve oval planlı oda mezarları ise dikdörtgen oda mezar kompleksleri ile çağdaş olup içlerinde ele geçen düz basit seramik
türünde ayaklı çömlek, yuvarlak ve alabastron biçimli gövdeli Suriye şişesi gibi formlara göre ETÇ III-IV’e79 tarihlenmiştir.
Titriş Höyük mezarlarında ele geçen buluntular; ETÇ II (M.Ö. 2600-2400) ve III’e (M.Ö. 2300-2100) ait oldukça fazla sayıda hem yerel hem de depas ve keman
biçimli mermer idoller gibi ithal örnekleri içeren türdendir80.

Bölgede birçok yerde karşımıza çıkan, kayaya oyulan oda mezarlar da aşağı yukarı taştan inşa edilen örneklerle aynı dönemlerde kullanılmıştır81. Oda mezarların
özellikleri nasıl olursa olsun çoğunun ETÇ ortalarından sonlarına kadar uzanan bir zaman diliminde kullanıldığı görülmektedir(Res. 2).
Dönemin sonuna doğru sayıları giderek artan mezarların bu ge lişimi kentleşme ve beraberindeki ekonomik, teknolojik ve sosyal gelişmelerle paralel gitmektedir.


Antropolojik Analizler ve Ölü Kültü:


Oda mezarların hepsinde ceset gömmelere rastlanmıştır. Mezarlar toplu yani ikincil gömmelerle uzun süre kullanılmıştır. Mezar
odası içine bir gömme yapılacağı zaman, daha önceki gömmeye ait iskelet ve hediyeleri bir tarafa toplanmış, bazen iskelet kalıntıları
tabana açılan çukura gömülmüş veya üzeri kerpiç gibi çeşitli maddelerle sıvanmıştır82 . Ayrıca Lidar Höyükte olduğu gibi yalnızca mezar odası içine değil bazen dromos içine de gömme yapılmıştır83. Oda mezarlarda erkek, kadın, çocuk ve bebek gömmelerinin olması, çoğunun büyük ihtimalle aile mezarı olduğunu
göstermektedir84. Buna göre mezarlara gömülen bireylerin sayısı oldukça farklı olup 2 ile 26 arasında değişmektedir85. Gedikli

Höyük mezarlık alanında oda mezarların farklı bir gömme türü olan ve kremasyon mezarlardan aralarında zaman farkı olmasına rağmen bir duvar ile ayrılmış olması bu iki
geleneği uygulayan insanların farklı gruplar olması gerektiğini göstermektedir86. Antropolojik analizlere göre bölgede Akdeniz, Alpin ve Dinarik87 morfolojiye sahip insanların
ETÇ boyunca birlikte yaşadığı belirlenmiştir. Mezarların hepsinde küçükbaş kurban hayvanlarına ait kemikler ele geçmiştir. Gre Virike’de kuzu ya da oğlak88, Gedikli’de
koyun veya keçi 89, Hayaz Höyükte koyun veya keçi90 , Oylum Höyükte az da olsa hayvan kemiklerinin varlığı91 mezarlara gömme yapıldıktan sonra hayvan
kurban edildiğini göstermektedir. Eski Mezopotamya inançlarına göre keçi kurbanı ölüyü hastalık ve kötülüklerden korumak
ve tanrılara adak eti vermek amacıyla yapılmıştır.

Mezarlarda ölü kültünün varlığını gösteren bir diğer buluntu yeraltı suyuna inen ve mezarların yakınında ele geçen kutsal yapılardır. Taştan inşa edilen ve bir
insanın geçebileceği boyutlarda yeraltına doğru giden bir koridor ile bağlantılı yapılar burada yeraltı suyuyla bağlantılı törenlerin yapıldığını göstermektedir. Eski Mezopotamya’da ölünün yeraltı dünyasına uzanan yolculuğunda yine yeraltı sularının kaynağı olan “Apzu”yu geçmesi gerektiğine inanılmıştır92. Yeraltı suyuyla bağlantılı
bu törenler ölünün bu yolculuğunu rahat geçirmesini sağlamak maksadıyla yapılmış olmalıdır. Yeraltı suyuyla bağlantılı yapılar şimdiye kadar Gre Virike93, Kırışkal Höyük94 ve Gedikli’de (Res. 3a) 95 olmak üzere üç yerde bulunmuştur.

Oda mezarların çevresinde bir takım törenlerin yapıldığını dini tören çukurlarının varlığından anlamaktayız. Bu çukurlarda çeşitli kaplar, figürinler, hayvan kemikleri,
tütsü izleri ve tahıl taneleri ele geçmiştir96. Bu buluntular ölü kültü uygulamalarının varlığını göstermektedir.

Değerlendirme ve Sonuç:

Diğer mezar türlerine oranla sayıca az olan oda mezarlar, toplumun tamamının değil belli bir kısmının kullanmış olduğu mezar türüdür. Titriş Höyükte bazı oda mezarların
evlerde bulunmuş olmasından dolayı G. Algaze, bu mezarları97 aile mezarı olarak ev halkına hizmet etmiş mezarlar olarak değerlendirmiştir.
Genel olarak her yaş ve cinsiyet grubundan bireylerin toplu olarak gömülmüş olması büyük olasılıkla oda mezarların, aile mezarı olarak kullanılmış olduğunu göstermektedir.
Yapıldıkları dönemde büyük olasılıkla toprağın üzerinde yer alan oda mezarların anıt mezar özelliği kazanmalarından dolayı, burada gömülen bireylerin zaman zaman törenler
eşliğinde anıldığı düşünülmektedir. Gre Virike (Res. 3f) 98 ve Oylum Höyükte99 oda mezarlar ve çeşitli mekânlardan oluşan mezar kompleksinde ölü kültüyle bağlantılı
törenlerin yapıldığına dair bulgular vardır.

Oylum Höyükte bazı oda mezarların OTÇ mimarisi içinde korunmuş olması mezar sahiplerine duyulan saygının sürdüğünü ve kutsal özelliklerinin devam ettiğini göstermektedir100. Büyük bir ihtimalle toprak üzerinde yer aldığı belirtilen anıtsal nitelikli oda mezarların ortak özelliği; mezar odaları yanında bağlantılı odaların yer almasıdır. Oylum Höyük101ve Gre Virike102 mezarları Suriye’de bulunan Tell Ahmar103, Tell Kara Kuzak104, Jerablus Tahtani105, Umm el-
Marra106, Tell Chuera107, Tell Halawa A108 ve Tell Banat109 anıtsal mezar kompleksleriyle yapısal ve işlevsel açıdan benzerdir. Fırat Nehri boyunca Güneydoğu Anadolu’dan
Kuzey Suriye’ye uzanan alanda karşımıza çıkan anıtsal nitelikli oda mezarlar ve bağlantılı yapılar, ilk bakışta kralî
oldukları anlaşılan örneklerle aynı ölü gömme geleneğini yansıtmaktadır. Titriş Höyükte evlerin avlusunda veya avluyla bağlantılı bir odasında yer alan ve kullanıldığı
dönemde çatı ve kapısı zemin üzerindeyükselen bazı oda mezarların varlığı, evlerin bir odasının anıtsal mezarlar için ayrılması, anıtsal mezarların evlerde de
olabileceğini göstermektedir110. Bu örnekler anıtsal oda mezarların ETÇ’de Güneydoğu Anadolu’da mevcut olduğunu
göstermektedir. Bu tip mezarların toplum içinde saygı duyulan önemli ailelere ait olması gerekmektedir111. Ancak bu ailelerin dini, siyasi veya askeri bir gücü mü
temsil ettikleri konusunda kesin bir şey söyleyemiyoruz. Oda mezarlarla ilgili bir diğer durum ise kullanıldıkları dönemde toprak altında olan mezarların varlığıdır. Ölü
gömme geleneği bakımından herhangi bir fark gözlenmeyen mezarlar Titriş Höyük, Lidar Höyük, Hayaz Höyük, Gedikli ve Tilmen Höyük’te karşımıza çıkmaktadır. Bu
tür mezarlar diğer mezar türlerinden farklı olarak toplum içinde statüsü daha yüksek olan bir sosyal grubun uzun bir dönem boyunca birden fazla gömme için kullandığı
oda şeklindeki mezar yapılarıdır. Oda mezarlarda buluntuların fazlalığı ve lüks eşyaların olması, dini bir uygulamadan ziyade mezarların sahiplerinin sosyal statüsünü yansıtmaktadır112.

Oda mezarları kullandığına inandığımız belli bir sınıfın veya ailelerin toplum içinde ne gibi bir görev üstlendiği
veya burada yaşayan halktan farklı bir etnik gruba mı ait oldukları konusunda elimizde çok fazla bilgi bulunmamaktadır113.
Kayaya oyulan oda mezar türü, Güneydoğu Anadolu’da şimdiye kadar yapılan araştırmalara göre oldukça fazla sayıda ele geçmiştir. Doğu Anadolu’da bu dönemde kayaya
oyulan oda mezar geleneği mevcut değildir. Kayaya oyulan bir ya da daha çok odalı mezarlar Kuzey Suriye’de Fırat Havzası’nda El-Qitar, Tawi114, Tell Banat115, Tell es-
Sweyhat116, Selenkahiye117, Tell al-Abd118, Wreide119, Şemseddin ve Djerniye120 gibi merkezlerde karşımıza çıkmaktadır. Bu
tür kaya mezarları ETÇ boyunca Orta Fırat Vadisi’nde yayılış göstermektedir121. Oda mezarların, Güneydoğu Anadolu’da yapılan araştırmalarda ETÇ merkezlerinde
diğer mezar türlerine göre sayıca az olmaları122, birden fazla birey için kullanılmış olmaları, taştan veya kaya içine
oyularak inşa edilmeleri bu mezarların ortak özelliklerini göstermektedir. Bu gelenek halkın hepsi için uygulanmış sıradan bir ölü gömme geleneği değildir. Anıtsal nitelikte olup, taştan inşa edilmiş olan oda mezarlar ile beraberindeki oda grupları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bu mezarlarda sadece gömme işlemlerinin
yapılmadığını, gömme sonrası anma ve hatta kurban merasimi gibi çeşitli törenlerin de düzenlenmiş olduğunu kanıtlamaktadır123.
Önasya’da araştırılan en eski örneklerinden olan Güney Mezopotamya’daki Ur kral mezarları, hem yönetici
sınıfa ait olması hem de birden fazla odalı bir mezar kompleksi şeklinde olması bakımından incelediğimiz oda mezarların bir kısmıyla aynı geleneğe sahiptir124. Kent
devletleri ve yönetici sınıfın ortaya çıkmasıyla beraber sayısı artan125 bu tür mezar ların, A. T. Ökse’nin126 de belirttiği gibi yönetici
sınıfa ait olması gerektiğine inanmaktayız.

Ancak, bu sınıfın nitelikleri ve gücü hakkında elimizde fazla bilgi bulunmamaktadır. Erken Tunç Çağı’nda Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye’de, benzer şekillerde
karşımıza çıkan oda mezar geleneğinin özellikle Orta Fırat Havzası’nda, ortak görülen bir gömme geleneği olduğunu düşünmekteyiz.



_______________________________________________________________________________________________________________________________________________

KONU İÇİNDEN NOTLAR:

2 Bir taraftan yerel kültürler devam ederken diğer taraftan
kültürel bir homojenlik oluşmaya başlamıştır.
Bu kültürel birlikteliği özellikle Kuzey Suriye ve Güneydoğu
Anadolu’da farklı yönleriyle inceleyen S.Mazzoni bu durumu kentler arasındaki yoğun ticari ve
siyasi ilişkilere bağlamaktadır. Bkz. S. Mazzoni 2000.


3 Bu makale, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü,
Arkeoloji Anabilim Dalı, Protohistorya ve Önasya
Arkeolojisi Bilim Dalı’na 2003 yılında sunulan “M.Ö.
III. Binde Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Ölü Gömme
Âdetleri ” konulu yüksek lisans tezimin bir bölümünü
oluşturmaktadır.

4 Buna rağmen bölgedeki oda mezarları toplu olarak detaylı
bir şekilde inceleyen yayın yok denecek kadar azdır.
Anadolu’da oda mezar kavramını mevcut buluntular
doğrultusunda, boyut ve yapısal özellikleriyle detaylı bir
şekilde T. Özgüç incelemiştir. Bkz. Özgüç 1948, 49 vd. .
W. Orthmann M.Ö. III. bin Fırat Vadisi ölü gömme geleneklerini,
bilinen oda mezarların genel özelliklerini belirterek
toplu bir şekilde değerlendirmiştir. Bkz.
Orthmann 1980. ETÇ sonunda artış gözlenen intramural
ölü gömme adetlerinden yola çıkarak N. Laneri (Bkz.
2004) intramural oda mezarları da incelemiştir. Bir diğer
çalışma ise ETÇ sonunda Kuzey Suriye ve Güneydoğu
Anadolu Bölgesi mezarlarını ele alan ve bölgedeki mezarları
sınıflandırmayı deneyen E. Carter ve A. Parker’a
(Bkz. 1995) ait önemli bir çalışmadır. L. Cooper (Bkz.
2007) ise, Fırat Vadisinde mezar tipleri ve gömme geleneklerinin
çeşitliliğini; yazılı belgelerde Erken Tunç Çağı’nda
bölgede yaşadıkları bilinen farklı etnik gruplarla
ilişkilendirerek açıklamaktadır. Son senelerdeki çalışmalar
sonucunda, oda mezarların sayısının artması, yapısal
ve işlevsel özelliklerini, kronolojilerini ve şekillerini bir
kez daha inceleyerek genel özelliklerini belirleme gerekliliğini
ortaya çıkarmıştır.


5 Araştırmamızı yaparken karşılaştığımız önemli sorunlardan
birisi; taştan inşa edilmiş olan bazı oda
mezarların boyut ve duvar yapım teknikleri bakımından
taş sanduka mezar türü ile karıştırılmasıdır.
Bunun en önemli nedeni bir oda mezarın boyut,
yükseklik, duvar tekniği, giriş gibi temel özelliklerinin
nasıl olması ve bunların standardının ne olması
gerektiği konusunda araştırmacılar arasında ortak bir
noktanın bulunmamasıdır.

7 Birecik Mezarlığı’nda dokuz bireye kadar toplu
gömme yapılmış olan sanduka mezarlar vardır. Bkz.
Sertok – Ergeç 1999, 97 Tab. 1.


8 Bu tür mezarların kullanımı özellikle Gaziantep İli
civarında Roma Dönemi’ne kadar oldukça uzun bir
süre devam etmiştir. Bkz. Archi ve diğ. , 1971.

15 A. T. Ökse benzer oda mezarların Tilmen Höyük ve
Jerablus Tahtani’de olduğunu belirtmektedir. Bkz.
A. T. Ökse 2004a, 187. ETÇ I’e ait olduğu belirtilen,
kenarları yuvarlatılmış dikdörtgen ya da oval biçimli
duvarları örme tekniğinde yapılan anıt mezar olarak
değerlendirilen bir taş sanduka mezar
Müslümantepe’de bulunmuştur. Bkz. E. Ay 2004,
376, Şek. 8. Yuvarlak taş mezarlar bu dönemde Orta
Anadolu’da Kültepe ve Kalınkaya’da da vardır. Bkz.
Kültepe için Özgüç 1963, 33, lev. 6,1-2; Kalınkaya-
Toptaştepe için Zimmermann 2007, 375, Fig. 2a-c.
Batı Anadolu’da Iasos Erken Tunç Çağı mezarlığında
ölü gömme anlayışı açısından Kültepe’ye yakın
olan, yuvarlak taş sanduka mezar örnekleri bilinmektedir.
Bkz. Pecorella 1984, 22 Tomba 28, Tav. 41-



43. Anadolu’da yuvarlak taş mezarların da kullanıldığını
gösteren bu örneklerin sayısı büyük olasılıkla
araştırmalar arttıkça çoğalacaktır.

16 Titriş Höyük için bkz. Honça – Algaze 1998, 105;
Algaze – Mısır 1993, 155; Algaze ve diğ. 1995, 27; Oylum
Höyük için bkz. Özgen 1989-1990, 22; Gedikli
(Karahöyük) için bkz. Alkım – Alkım 1966, 21; Tilmen
Höyük için bkz. Duru 2000b, 161. Bu yükseklikler bir
insanın ayakta hafif eğilerek veya dik olarak mezar odası
içinde gömme işlemleri için rahatlıkla hareket edebileceğini
göstermektedir.

17 Mezarların çoğunun kullanıldıkları dönemde toprak
üzerinde olup olmadığı yayınlarda tam olarak belirtilmemiştir.
Bu durum belli bir derinlikten sonra ulaşılan
bir oda mezar mı yoksa toprağın üzerinde kullanıldığı
dönemde görülebilen anıtsal bir mezar mı oldukları hususunu
karanlıkta bırakmaktadır.


18 Bu mezar toprak altında yer alan diğer oda mezarlara
göre daha derindedir. Yüzeyden 1,60 m derinlikte bulunan
1,45 m derinliği olan bir dehliz ile toplam derinliği 3
m’yi geçmektedir. Bölgedeki diğer mezarların hiçbiri 3
m kadar derinde değildir. Bu özelliği dışında mezar odası
yapısal olarak diğer oda mezarlardan farklı değildir.
Bkz. Roodenberg 1979-1980, 7.

19 Sanduka ve oda mezar tipleri arasındaki en önemli ayrımlardan
birisi de; oda mezarda girişin dar kenardan
olmasıdır. İncelediğimiz oda mezarlarda aynı özelliğe
rastlamamız sebebiyle; İ.M. Akyurt’un da belirttiği gibi,
bu özelliğin özellikle taştan inşa edilen oda mezarların
yapısal özelliklerinden birisi olduğunu düşünmekteyiz.
Bkz. Akyurt 1998, 5.




21 Duru 2003, 12,13. Üstten girilen, taştan inşa edilen
oda mezarları E. Carter ve A. Parker ‘Dolmen veya
Galeri Mezarlar’ başlığı altında inceleyerek, taştan
inşa edilen ve yandan girilen diğer örneklerden ayrı
olarak değerlendirmiştir. Bkz. Carter – Parker 1995,
107, Tab. 14, 2. Ancak, taştan inşa edilen oda mezarlarda
girişin üstten veya yandan olması dışında, ölü
gömme adetleri açısından büyük bir fark bulunmamaktadır.
Tilmen Höyük mezarında bir erkek ve bir
kadın olmak üzere iki kişinin gömüldüğüne dikkat
edecek olursak, burada toplu gömme olmadığı anlaşılacaktır.
Mezarın girişinin olmaması büyük olasılıkla
sadece bu iki kişi için inşa edilmiş olmasındandır.
Bu bakımdan söz konusu mezarlar burada ayrı başlık
altında değerlendirilmemiştir.

24 A. Tuba Ökse, benzer sahte kemerli çatılı oda mezarların
Kuzey Suriye’de Jerablus Tahtani’de olduğunu
belirtmiştir. Bkz. Ökse 2004b, 160.




26 Tell Amarna mezarlığında ve Tell Kara Hasan Höyüğünde
ise tam belirgin olmasa da, diğer mezarlara ‘Cist
grave’ ifadesi kullanmış olan L. Woolley’in bunlar için
‘Large tomb-group’ ifadesini kullanmasından yola çıkarak
oda mezar olmaları gerektiğini tahmin etmekteyiz.
Bkz. Woolley 1914, 89-93. Karkamış çevresinde tahrip
edilmiş ve yağmalanmış mezar veya mezarlıkları ele alan
L. Woolley’in vermiş olduğu bilgilerden tam olarak mezarların
tarihi veya türü anlaşılamamaktadır. Bkz. Ensert
1995, 13 dn. 1.

27 Gaziantep Müzesi, Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi,
Bağlarbaşı Mahallesi, Mazmahor köyünde duvarları kaba
yontulu taşlarla örülmüş, çatısı düz levha taşlarla örtülmüş
1,55 x 3,15 m ölçülerinde ve 1,45 m yüksekliğinde
bir oda mezar açığa çıkartmıştır. Gaziantep Müze Müdürlüğü,
Mazmahor köyü Tunç Çağı Mezarı Kazı Sonuç
Raporu, hazırlayanlar M. Önal ve M. Sait Yılmaz (2008).


28 Gaziantep ili, Oğuzeli ilçesinde bulunan Tünp Höyükte,
soyulmuş taştan inşa edilmiş oda mezarlar bulunmuştur.
Bkz. Duru 2006, 62 dn. 47; lev. 114, 1-4.

29 Gaziantep İli, Yavuzeli İlçesi, Tokaçlı köyü yakınındaki
Göbek Höyükte Gaziantep Müze Müdürlüğünün yapmış
olduğu kurtarma kazısı sonucu, 3 x 2 m boyutunda
ve 3 m yüksekliğinde işlenmemiş kireçtaşlarından inşa
edilen bir oda mezar bulunmuştur. S. Ezer söz konusu
mezarı taş sanduka mezar olarak değerlendirmiştir (Bkz.
Ezer 2002, 9, res. 4). Ancak boyutlarına göre oda mezar
olması gerekmektedir. R. Duru bu mezarı oda mezar
olarak adlandırmıştır. Bkz. Duru 2006, 62 dn. 48;
Mellink 1970, 164.


30 Gaziantep ili, Yavuzeli ilçesinde, Til Habeş Höyüğünde
dikdörtgen planlı 1,77 x 2,90 m ölçülerinde ve 1,64 m
yüksekliğinde bir oda mezar bulunmuştur. Mezarın dar
kenarında, tabandan 55 cm yükseklikte ve 84 x 77 cm
boyutunda bir girişi vardır. Bkz. Duru 2006, 62 dn. 50;
Mellink 1970, 164.
31 Karkamış’ın 15 km batısında bulunan Kazıklı Höyükte
bulunan, önünde büyük olasılıkla dromos’u olan, dikdörtgen
biçimli mezar odası 3,50 x 1,40 m ölçülerinde veyaklaşık 1 m yüksekliğindedir. Bkz. Duru 2006, 63
dn. 51.

32 Karkamış’ın 20 km batısında bulunan Ayyıldız mezarı
dromos’lu, taş örgülü duvarlıdır. Bkz. Sertok
2007, 245, 246; Squadrone 2007, 198.


33 1983 ve 1984 yıllarında Gaziantep Müzesi tarafından
yapılan kurtarma kazılarında taştan inşa edilmiş üç
oda mezarın olduğu belirtilmiştir. Bkz. Ensert 1995,
14.

34 Orta boy kaba işlenmiş taşlardan inşa edilmiştir.
Bkz. Sertok 2007, 238.


35 Gaziantep Müze Müdürlüğü, Oğuzeli Fatih Mahallesi,
Erken Tunç Çağı Nekropolü Kazısı Sonuç Raporu,
hazırlayanlar M. Önal ve A. Beyazlar (2005) .

36 Gaziantep Müze Müdürlüğü, Sam Köyü Tunç Çağı
Nekropolü Kurtarma Kazısı Sonuç Raporu, hazırlayanlar
S. Tan ve T. Atalay (2007).


37 Gaziantep Müze Müdürlüğü, Şahinbey İlçesi, Konak
Mahallesi Kaya Mezarı Kazısı, hazırlayanlar H. Alhan ve
T. Atalay (2002). Mezarın 250-300 m kuzeyinde bulunan
Battal Höyüğün ETÇ sakinlerine ait olduğu düşünülmektedir.

38 ETÇ II-III dönemleri boyunca kullanılan, çok sayıda
malzeme ele geçen mezarlarda, toplu gömmenin mevcut
olduğunu söyleyebiliriz.

41 Zincirli Höyük Kazı Başkanı D. Schloen’den 2007 yılında
kazılan ve 2008 yılında da çalışılmaya devam edilecek
olan oda mezar hakkında bilgi alınmıştır. Köylüler tarafından
daha önce tahrip edilmiş ve karıştırılmış olmasına
rağmen, mezar içinde ele geçen birden fazla bireye ait
olan kemiklerin, toplu gömme geleneğini gösterdiğini ve
mezarda Tunç Çağı seramiği bulunduğunu belirtmiştir.
Mezar içinde ele geçen Tunç Çağı seramiğinin ETÇ’ye
ait olup olmadığı belli değildir. Mezar malzemesi üzerine
yapılan çalışmalar sürdüğü için mezarın tarihi de henüz
belirgin değildir. D. Schloen’e vermiş olduğu bilgilerden
dolayı teşekkür ederim.


50 V. A. Alekshin bir toplumda sosyal tabakalar arasında
ölü gömme ritüellerinde fark olmadığını, sadece buluntular
ve mezar türünün ayırıcı unsur olduğunu belirtmektedir.
Bkz. Alekshin 1983, 140.

68 Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Suriye ve Mezopotamya
ile olan kültürel bağlantılarından dolayı, ETÇ
bazı merkezlerde dört evreli kabul edilmiştir: Bkz.
Dornemann 1990, 85, 86 ve Mellink 1992, 213, 214.
Araştırmacıların bir kısmı Erken Tunç Çağı’nı; Anadolu
kronolojisine göre üç evreli olarak kabul etmektedir.
Bu konuda genel olarak bir uzlaşma olmamakla
birlikte, bölgede uzun süre kullanılan ve
devamlılık gösteren- seramik gibi- malzeme gruplarına
baktığımızda hem Suriye hem de Güneydoğu
Anadolu Bölgesi ile ortak özelliklerin olduğu görülmektedir.
Bkz. Mazzoni 2000. Söz konusu bölgelerin,
özellikle Fırat Havzası boyunca kültürel açıdan
bir bütünlük göstermesinden dolayı, ETÇ’nin Suriye-
Filistin kronolojisine göre dört evreli kabul edilmesi
daha uygun olacaktır.

69 Gre Virike, Tilmen Höyük ve Jerablus Tahtani’de
taş, Tell Beydar’da ise kerpiçten inşa edilmiş olan bu
mezarların hepsinde sahte kemerli duvar yapım tekniği
vardır. Daha önceki dönemlerde bilinmeyen bu
mezar tipi Akkad Çağı’nda görülen bir mezar şekli
olmalıdır.


73 Tilmen Höyük oda mezarının tarihinin belirlenmesinde
yardımcı olan bu tip Suriye şişeleri; ETÇ sonlarında
hem Suriye hem de Anadolu’da seramik ve metal örnekleri
üretilen ve ticareti yapılan, bölgeler arası kültürel
ilişkileri gösteren önemli kap formlarındandır. Suriye şişelerini
bu yönüyle ele alan en son çalışmalardan birisi
için Bkz. Zimmermann 2005.

75 Alkım 1969a, 95 vd.; U. B. Alkım mezarları ETÇ sonuna
tarihlemiştir. Tarihlendirmeye yardımcı olan depas türü
kaplar; genel olarak ETÇ II’de görülmeye başlar ve
ETÇ III boyunca yaygın olarak kullanımları devam eder.


81 Gaziantep Müzesi tarafından kazılmış olan oda mezarların
buluntularını Gaziantep Müzesi’ne yapmış
olduğum bir ziyarette inceleme şansı elde ettim. Buluntuları
görmeme yardımcı olan ve mezarlar hakkında
bilgi veren A. Denizhanoğulları başta olmak
üzere, A. Beyazlar ve S. Tan’a teşekkür ederim. Bu
mezarların buluntularına genel olarak göz attığımızda
düz basit seramik türünde çömlekler, emzikli
kaplar, Suriye şişeleri, konik kadehler, sap delikli
bronz baltalar, toggle pin’ler, küresel, dilimli veya çift
spiral başlı iğneler gibi örnekler dikkat çekmektedir.
Bazı mezarların ETÇ ortalarından sonuna kadar kullanılmış
olduğu anlaşılmaktadır. Bazı mezarların tarihleri
konusunda ek bilgi veren F. Kulakoğlu’na teşekkür
ederim.

87 Çiner 1998, 51: R. Çiner söz konusu ırklardan Akdeniz
ırkının Anadolu’da daha eski olduğunu vurgulamaktadır;
Özgen 1990, 204; Wittwer-Backofer 1988, 194: Lidar
Höyük ve Oylum Höyükte Akdeniz, Gedikli Höyükte
ise Akdeniz, Alpin ve Dinarik ırkların varlığı tespit edilmiştir.


111 Anadolu’da sonraki dönemlerde de kullanılan oda
mezarlara baktığımızda, özellikle tarih olarak çok geç
örnekler olsa da- Roma Dönemi’nde- genellikle gömülen
ailenin ve bireylerinin adının belirtildiği yazıtı
olan, varlıklı saygın ailelerin kullandığı oda mezarlar,
oda mezar geleneğinin aşağı yukarı temelde benzer
şekilde kullanıldığını ve çağlar boyunca varlığını sürdürdüğünü
göstermektedir. Konuyla ilgili en son çalışmalardan
birisi için Bkz. Özbek 2005, 63, 90.

112 Bu konuda tartışmalar olmakla beraber sosyal statünün
birinci derecede mezarın zengin görünümünü etkileyen
bir unsur olduğu kabul edilmektedir. Bkz. Alekshin
1983, 141.


113 Gedikli antropolojik analizlerine göre; ETÇ’de yaşamış
farklı morfolojiye sahip bireylerin olması, ölü gömme
geleneğinin neden bu kadar çeşitli olduğunu açıkladığı
gibi oda mezarların sahiplerinin farklı bir etnik gruba ait
olabileceğini göstermektedir. Bkz. Çiner 1998, 51.

122 Oylum Höyükte 5 adet oldukları bildirilen oda mezarların
dışında diğerlerinin sayısı daha azdır. Özetle
bir merkezde en az 50 sanduka mezar varsa aynı
yerde sadece 2-3 adet oda mezar vardır. Bu sayıyı
geçmedikleri kullanımlarının özel olduğuna işaret
etmektedir. Bkz. Özgen – Helwing 2003, 66.


123 Anıtsal nitelikli mezarların en önemli örneği ölü kültü
ile bağlantılı törenlerin düzenlendiği bir mezarlık
alanı olarak düzenlenmiş olan Gre Virike’de ele geçmiştir.
forum-kurallari-t4741.html

Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu gözet, ama dünyadan da nasibini unutma! Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.(Kasas 77)

yaptığımız tüm yorumlar, ya yasal Kazı Öncesi araştırlamarı Esas alarak, yada bilgilenmek amaçlı araştırmaları Esas alarak, yapmaktayız ... LÜTFEN !!! kaçak kazılardan uzak duralım.
Kullanıcı avatarı
HayatAğacı
DeFiNeLeRiM MüDaViMLeRi
DeFiNeLeRiM MüDaViMLeRi
 
Mesajlar: 8798
Kayıt: 15 Şub 2010, 13:19

Re: ERKEN TUNÇ ÇAĞI’NDA GÜNEYDOĞU ANADOLU’DA ODA MEZAR GELENEĞİ

Mesajgönderen 44mlt44 » 25 May 2013, 21:00

S.a Ellerin dert görmesin,Ellerine sağlık benim için altın değerinde bilgiler.Sağol Kardeşim..
Kullanıcı avatarı
44mlt44
DEFİNELERİM ÜYESİ
DEFİNELERİM ÜYESİ
 
Mesajlar: 41
Kayıt: 05 Ara 2012, 01:12


Dön ARKEOLOJİ KAZILARI

 


  • { RELATED_TOPICS }
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir