KUTSAL KAYIPLAR

Antik Çağlarda Yaşanmış Gerçek Efsaneler

KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen PANORMOS » 01 Eyl 2010, 16:04

Tarihin bilinen en eski dönemlerinden beri insanlar kutsal, gizemli ya da olağanüstü güçleri olduğuna inanılan efsanevi kayıpları arıyor.
Resim

Nuh'un Gemisi'nin bulunduğu iddiası dünya kamuoyunda yankı yaratırken, insanoğlunun en fazla merak ettiği diğer kayıpların başında Atlantis uygarlığı, Kutsal Kase, Kayıp Mu Adası ve Hazreti Musa'nın sandığı geliyor.
Resim

Kayıp medeniyet ve kültür hazineleri her dönem insanoğlunun büyük ilgisini çekerken, kimisinin varlığı bile tartışılan bazı kayıpların bulunması için her dönem milyonlarca lira harcanarak aralarında bilim adamlarının da olduğu araştırma ekipleri kurulup, çalışmalar yapılıyor.

Resim
Kayıplar arasında en fazla merak uyandıranların başında gelen Nuh'un Gemisi'nin Türk ve Çinli araştırmacılar tarafından Ağrı Dağı'nın 4000 metresinde bulunduğunun iddia edilmesinin ardından gözler asırlardır aranan ve merak edilen diğer kayıplara çevrildi.
ASGARİ OKUYAN, ASGARİ ÜCRETE TALİM EDER...
Kullanıcı avatarı
PANORMOS
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
 
Mesajlar: 1300
Kayıt: 11 Haz 2010, 11:15

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen PANORMOS » 01 Eyl 2010, 16:09

AĞRI DAĞI'NDA OLDUĞUNA İNANLAR DAHA FAZLAYDI

Resim

Nuh'un Gemisi'nin Ağrı Dağı'nda olduğa inananların sayısı diğer ihtimallere inanların sayısında her zaman fazla oldu.

Resmi kayıtlara göre, Nuh'un Gemisi'ni aramak üzere 20 Ağustos 1829'da Ağrı Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk araştırmacı Alman bilim adamı Frederic Parrot oldu.

Parrot, Nuh'un Gemisi'nin Ağrı Dağı'nda bulunduğunu öne sürerek biri Rus, 6'sı Alman 7 arkadaşı ile zirveye ulaştıktan sonra dönüşte, gemiyi bulamadığını ama izlerine rastladığını iddia etmişti.
1916 yılında ise Vladimir Roskovski adlı bir Rus pilot, Ağrı üzerinden uçarken bir gemi kalıntısı gördüğünü iddia etmiş ve konuyu tekrar gündeme taşımıştı.
Resim
Nuh'un Gemisi'ni bulmak amacıyla dağa çıkanlardan birisi de aya ilk ayak basan astronotlardan James Irwin olmuştu. Irwin ve arkadaşları da Nuh'un Gemisi'nin Ağrı Dağı'nda olduğunu ileri sürerek araştırma yapmış ama gemiyle ilgili somut bir bulgu elde edememişlerdi.
Resim
ASGARİ OKUYAN, ASGARİ ÜCRETE TALİM EDER...
Kullanıcı avatarı
PANORMOS
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
 
Mesajlar: 1300
Kayıt: 11 Haz 2010, 11:15

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen PANORMOS » 01 Eyl 2010, 16:13

ATLANTİS- AKDENİZ'DE OLDUĞU İDDİA EDİLMİŞTİ
Resim
Sular altında kaldığı söylenen efsanevi ada Atlantis de insanoğlunun en fazla merak ettiği ve bulunması için araştırmacıların çalışma yaptığı en kayıplardan biri. İspanya'nın güney sahilleri, Girit Adası yakınları, Konya, Kıbrıs ile Suriye arasında Akdeniz'in derinleri gibi birçok değişik bölgede olduğu ileri sürülen medeniyetin izlerini bulmak için her dönem çeşitli çalışmalar yapıldı.
Resim
Birçok insanın varlığına inandığı Atlantis'ten ilk bahseden ise ünlü düşünür Eflatun. Kaynak olarak Atinalı Solon'u gösteren Eflatun'a göre Atlantis, Cebelitarık Boğazı'nın batısında, Libya'dan daha büyük bir ülke.Eflatun'dan günümüze kadar gelen bilgilere göre, Batı Avrupa ile Libya'yı ezip geçen Atlantis orduları, Atinalıların gösterdiği direnç karşısında gerilemek zorunda kalır ve şiddetli bir deprem sonunda da MÖ 9500'de, bir gece içinde sular altında kalır.
Resim
Resim
ASGARİ OKUYAN, ASGARİ ÜCRETE TALİM EDER...
Kullanıcı avatarı
PANORMOS
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
 
Mesajlar: 1300
Kayıt: 11 Haz 2010, 11:15

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen PANORMOS » 01 Eyl 2010, 16:16

KUTSAL KASE- ANTAKYA'DA OLDUĞU İDDİA EDİLİYOR

Resim
Dan Brown'ın ''Da Vinci Şifresi'' kitabıyla gündeme gelen ve efsaneye göre, Hz. İsa'nın, Yahudi ve Romalıların oluşturduğu askeri bir güç tarafından yakalanıp çarmıha gerilerek idam edilmesinden önce havarileri ile yediği son akşam yemeğinde kullandığı veya çarmıha geriliş esnasında Arimatealı Yusuf'un İsa'dan akan kanı doldurduğu bir kasenin varlığına inanlar da çoğunlukta.
Resim
Vatikan'ın varlığını her zaman yalanladığı ''Kutsal Kase'' özellikle Hristiyan araştırmacıların ve hazine avcılarının geçmişte olduğu gibi günümüzde de büyük ilgisini çekiyor.Antakya'da olduğu yönünde iddiaların ortaya atıldığı Kutsal Kase'nin İstanbul'daki Çemberlitaş'ın altında bile olabileceği ileri sürülmüştü.
ASGARİ OKUYAN, ASGARİ ÜCRETE TALİM EDER...
Kullanıcı avatarı
PANORMOS
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
 
Mesajlar: 1300
Kayıt: 11 Haz 2010, 11:15

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen PANORMOS » 01 Eyl 2010, 16:19

KAYIP KITA MU
Resim
İzlerine tarih içinde pek çok uygarlıkta rastlandığı ifade edilen batık Mu kıtası, insanoğlunun en büyük kayıp meraklarından birisini oluşturuyor.19. Yüzyılda İngiliz araştırmacı James Churchward kayıp kıta için Orta Amerika'da çeşitli araştırmalar yaparak, konuyla ilgili eserler kaleme aldı.
Resim
Birçok bilim insanının Mu uygarlığının varlığına kuşkuyla yaklaşmasına rağmen, battığı öne sürülen Mu kıtasının, Atatürk'ün bile ilgisini çektiği biliniyor. Atatürk'ün, Churchward'ın Mu kıtasıyla ilgili eserlerini Türkçe'ye çevirtmesi ve Tahsin Bey'i araştırma yapmak üzere Meksika'ya büyükelçi ataması, kayıp kıta Mu'nun Türklerin kökeni açısından da önemli olabileceği düşüncesinden kaynaklanmıştı.
Resim
ASGARİ OKUYAN, ASGARİ ÜCRETE TALİM EDER...
Kullanıcı avatarı
PANORMOS
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
 
Mesajlar: 1300
Kayıt: 11 Haz 2010, 11:15

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen PANORMOS » 01 Eyl 2010, 16:23

HAZRETİ MUSA'NIN SANDIĞI- ANTAKYA'DA OLDUĞU İDDİASI VAR
Resim
Ahit Sandığı veya Tabut-u Sakine olarak adlandırılan Hazreti Musa'nın sandığı da en önemli kayıplar arasında. Hazreti Musa'nın kutsal kitap Tevrat'ı çoğaltarak 12 kabilesine dağıttığının, aslını ise yaptırdığı bir sandıkta korumaya aldığı çeşitli kaynaklarda yer alıyor.
Resim
Hazreti Musa'nın çeşitli eşyalarının da bulunduğu söylenen sandık, Kudüs'teki mabette koruma altına aldığı ve MÖ 586 Babil orduları tarafından istila edilen Kudüs'teki mabetin yağmalanması sonrası sandığı kaybolduğuna inanılıyor.
Resim
Hazreti Musa'nın sandığının yeraltı mağaralarında saklandığı yönünde bazı görüşler bulunurken, sandığın nerede olduğu ya da akıbeti konusunda somut bir bilgi bulunmamakta.
Resim
Sandığın, Antakya'da bir mağarada saklandığı da ileri sürülüyor.
ASGARİ OKUYAN, ASGARİ ÜCRETE TALİM EDER...
Kullanıcı avatarı
PANORMOS
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
 
Mesajlar: 1300
Kayıt: 11 Haz 2010, 11:15

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen PANORMOS » 01 Eyl 2010, 16:32

ATLANTİS
Resim
Resim
Resim
KUTSAL KASE
Resim
Resim
MUSANIN SANDIĞI
Resim
Resim
Resim
Resim
Resim
ASGARİ OKUYAN, ASGARİ ÜCRETE TALİM EDER...
Kullanıcı avatarı
PANORMOS
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
 
Mesajlar: 1300
Kayıt: 11 Haz 2010, 11:15

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen PANORMOS » 01 Eyl 2010, 17:07

KAYNAK:MYNETHABER
ASGARİ OKUYAN, ASGARİ ÜCRETE TALİM EDER...
Kullanıcı avatarı
PANORMOS
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
 
Mesajlar: 1300
Kayıt: 11 Haz 2010, 11:15

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen HayatAğacı » 01 Eyl 2010, 17:28

paylaşım için teşekkürler kardeş.... :gül
Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu gözet, ama dünyadan da nasibini unutma! Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.(Kasas 77)

yaptığımız tüm yorumlar, ya yasal Kazı Öncesi araştırlamarı Esas alarak, yada bilgilenmek amaçlı araştırmaları Esas alarak, yapmaktayız ... LÜTFEN !!! kaçak kazılardan uzak duralım.

Çoklu veya Tek Resim Yüklemek İçin Alternatif Linkler: http://www.ressim.net - http://imgur.com/
Kullanıcı avatarı
HayatAğacı
DeFiNeLeRiM MüDaViMLeRi
DeFiNeLeRiM MüDaViMLeRi
 
Mesajlar: 5049
Kayıt: 15 Şub 2010, 13:19

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen D E Ş İ F R E 53 » 01 Eyl 2010, 18:16

musanın sandığını kim çıkaracak????kulaktan dolma bir rivayet var ama kaynağıyla ilgili bir ispat göremedim....
YAPILAN YORUMLAR KESİN OLMAMAKLA BERABER TESPİT İÇİN ÖN BİLGİ AMAÇLIDIR,LÜTFEN KAÇAK KAZI YAPMIYALIM.Resim
Resim
Resim
Kullanıcı avatarı
D E Ş İ F R E 53
DeFiNeLeRiM MüDaViMLeRi
DeFiNeLeRiM MüDaViMLeRi
 
Mesajlar: 2038
Kayıt: 03 May 2010, 23:50

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen PANORMOS » 01 Eyl 2010, 19:52

olabilir ustad herşey varsayım sonuçta olabilirde olmayabilirde....
ASGARİ OKUYAN, ASGARİ ÜCRETE TALİM EDER...
Kullanıcı avatarı
PANORMOS
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
 
Mesajlar: 1300
Kayıt: 11 Haz 2010, 11:15

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen D E Ş İ F R E 53 » 01 Eyl 2010, 20:05

Resim
Tabut-u Sekine Hz. Musa'nın ahit sandığı nerede saklanıyor?
Ahd-i Atik Sandukası, Yüce Rabbimiz'in Kuran'da bildirdiği ve içinde Hz. Musa ve Hz. Harun'dan eşyalar barındıran değerli bir sandıktır. İslam alimlerine göre, sandukanın en önemli özelliği ise MÖ. 587 yılından beri nerede olduğunun bulunamaması ve ahir zamanda çıkacak bir şahıs olan Hz. Mehdi tarafından bulunacağının kabul edilmesidir. (En doğrusunu Allah bilir.)

Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde ve çeşitli tarihi kaynaklarda dikkat çekilen bir konu olan Ahd-i Atik Sandukası, Yüce Rabbimiz'in gönderdiği Kuran'da bildirilmektedir. Ayrıca İlahi bir kitap olarak indirilen ancak sonradan tahrif edilmiş olan Tevrat'ta da bu sanduka hakkında bilgiler yer almaktadır. İslam alimleri tarafından, Kuran ahlakının tüm dünya üzerinde hakim olacağı bir dönemin de habercisi olan sanduka hakkında Kuran'da şu şekilde bildirilmiştir:

"Peygamberleri, onlara dedi: "O-nun hükümdarlığının belgesi, size Tabut'un gelmesidir. Onda Rabbiniz'den 'bir güven duygusu ve huzur' ile Musa ailesinden ve Harun ailesinden artakalanlar var; onu melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız, bunda şüphesiz sizin için bir delil vardır." (Bakara Suresi, 248)

Tarihi Kaynaklara Göre Sanduka

Ahd-i Atik Sandukası hakkında tarihi kaynaklar incelendiğinde birçok bilgi ile karşılaşılmaktadır. İsrailoğulları'nın Mısır'dan çıkışlarından sonra Sina Dağı'nın eteklerinde imal edildiği düşünülen sandukada, Hz. Musa'dan kalan taş levhalar ve Hz. Harun'dan kalan eşyalar bulunmaktadır.

Tarihi kaynaklara göre; Ahd-i Atik Sandukası, Hz. Harun döneminden sonra Hz. Davud döneminde şehrin Birleşik Yahudi Krallığı'nın başkenti ilan edilmesiyle Kudüs'e taşındı. Hz. Süleyman tarafından yaptırılan mabede konulan sanduka, MÖ. 587 yılına kadar Beytülmakdis'te kaldı.
Aynı yıl içinde Babil İmparatoru Buhtunnesar -Babil'in Asma Bahçeleri'ni yaptıran kral- Kudüs'ü işgal etti ve o tarihten sonra yaklaşık 500 yıl ortadan kaybolan sandukanın, tahrip edilemediği ve onu koruyan Levililer tarafından mabedin altında hazırlanmış gizli bir bölmede saklandığı inancı yayıldı. M.S. 70 yılında ise Roma valisi Titus'un Beytülmakdis'i yıktırdıktan sonra bu yeraltı odasına da ulaştığı ve mabedin kutsal eşyalarıyla birlikte sandukayı da Roma'ya götürdüğü varsayılmaktadır.

Kayıp Sandukayı Bulma Arayışları

Ahd-i Atik Sandukası, M.Ö. 587 yılından bu yana bulunamamıştır. Bununla beraber, Yahudiler sandukanın ancak Mesih'in gelişinden sonra ortaya çıkacağına inandıklarından, tarih boyunca sandukayı arayanlar genellikle Yahudiler değil Hıristiyanlar olmuştur. Mabed Tepesi'nde yapılan ve kaydedilmiş ilk "sanduka kazıları"nı 19. yüzyılda Haçlılar döneminde Mabed Şövalyeleri yapmıştır.

O tarihte ve yakın tarihte yapılan araştırmalarda sandığın izine rastlanmamış ancak bu konu son dönemlerde tüm araştırmacıların ilgi odağı haline gelmiştir.

Tevrat'ta Sanduka

Yarattığı her şeyi sonsuz bir ilim ve hikmet üzerine yaratan Yüce Rabbimiz, sandukanın varlığını Kuran'ın yanı sıra Tevrat'ta da bildirmiştir. Taş tabletlerin birisinin Sina dağında Hz. Musa'ya verildiği ve bu taş tabletlerin Horeb dağında sandığa konmuş olduğu Tevrat pasajlarında şöyle bildirilmektedir:

"Ve Sina dağında, Musa ile söyleşmeyi bitirince, şahadetin iki levhasını ona verdi." (Kitabı Mukaddes. Çıkış. Bap. 31)
İsrailoğulları Mısır'dan çıktıkları zaman, RABBİN onlarla ahdettiği Horeb dağında, sandığın içine Musa'nın koymuş olduğu iki levhadan başka içinde bir şey yoktu." (Kitabı Mukaddes /Tarihler II. Bap5
)

Daha sonra bu sandığın Hz. Davud tarafından taşındığı ve Hz. Süleyman tarafından yerine konduğu ise yine Tevrat'ta şu şekilde haber verilmektedir:

"Ve Davud kalktı ve isimle, kerubiler üzerinde oturan ordular Rabbinin ismiyle çağrılan Allah'ın sandığını Baale-yahudadan çıkarmak için, yanındaki bütün kavimle oraya gitti. Ve Allah'ın sandığını yeni bir arabaya koydular ve onu tepede olan Abinadabın evinden kaldırdılar; ve Abinadabın oğulları Uzza ve Ahyo yeni arabayı sürüyorlardı. Ve Allah'ın sandığı ile beraber onu tepede olan Abinadabın evinden kaldırdılar; ve Ahyo sandığın önünde yürüyordu". (Kitabı Mukaddes / Samuel II. Bap.6)

Hz. Musa'nın Sandığının Yeri ve Yolculuğu Hakkında Öne Çıkan Görüşler

Kudüs şehri, Hz. Süleyman'ın yaptırmış olduğu mabed ve "Ahit Sandığı" ile anılan bir tarihe sahiptir. M.S. 70 yılında Kudüs'teki tapınağın tahrip edilip yakıldığı ve kutsal eşyaların Roma'ya götürüldüğü, en yaygın olan görüştür. Ancak öne çıkan diğer bir görüş ise, M.Ö. 587 yılından itibaren kayıp olan sandığın Kudüs'te saklandığı ve Romalı veya başka kavimler tarafından tahrip edilmesin diye muhafaza edilmek üzere -Kudüs güvenli görülmeyip- daha kuzeye, yani Şam yakınlarındaki Taberiye'ye, Hatay'a, Mekke'ye götürüldüğüdür. (En doğrusunu Yüce Rabbimiz bilir.)

Hadislerde Tabut-u Sekine

Ahd-i Atik Sandukası, Kuran'da belirtildiği gibi, Allah'ın "inananlar için bir delili" (Bakara Suresi, 248) olmasından dolayı, uzun yıllardan beri tüm inananlar tarafından bulunmaya çalışılmaktadır. Bu kadar detaylı araştırmalar sonucunda hala bulunamamış olması ise ahir zamanın birçok alametinin gerçekleştiği dönemimizde bulunabilecek olmasının bir işareti olabilir. (En doğrusunu Yüce Allah bilir.)

Ahir zaman; kıyamete yakın bir vakitte Kuran ahlakının tüm dünya üzerinde hakim olacağı ve insanlar arasında yaygın olarak yaşanacağı bir dönemdir. Geçmiş dönemlerde yaşanan ahlaksızlıklar, baskılar, zulümler, adaletsizlikler ve dejenerasyon bu kutlu dönemde ortadan kalkacak, her türlü sıkıntının yerini bereket, bolluk, zenginlik, güzellik, barış ve huzur alacaktır. Teknolojide çok büyük gelişmeler yaşanacak ve bunlar tüm insanların hayrı ve rahatlığı için kullanılacaktır. Sandık da Allah'ın izniyle bu dönemin bir nişanesi olacak ve tüm insanlık için güzel günlerin müjdecisi olacaktır.

Peygamberimiz (sav) de birçok hadisinde sanduka ve onu bulacak olan şahs-ı manevi olan Hz. Mehdi hakkında bilgiler vermiş ve bu kutlu olayı Müslümanlara müjdelemiştir.

Peygamberimiz (sav) tarafından bildirilen hadislere göre sandık Taberiye gölü yakınlarındadır. Ahir zaman Hz. Mehdisi tarafından bulunup, -aynı Talut'un hükümranlığının belgesi gibi- O'nun hükümranlığının bir sembolü olacaktır. Bu konudaki bir hadis şöyledir:

"Hz. Mehdi, Tabut-u Sekine'yi (Kutsal Sandığı) Taberiye gölünden çıkaracak." (Ikdı'd Dürer, sf.51-a)

Ahir zamanla ilgili geçen başka hadislerde de sandığın yeri ile ilgili olarak başka yer isimleri verilir. Bu yer isimlerinin ayrı ayrı olmaları da kutsal emanetlerin yerinin net olarak bilinmediği ve belki de Hz. Mehdi için özel olarak korunduğu anlamında olabilir. (En doğrusunu Yüce Allah bilir.)

"Ona Hz. Mehdi denilmesinin nedeni, gizli olan bir şeyin yolunu göstermesidir. Antakya denilen bir yerden Tabut'u (kutsal emanetler sandığını) ortaya çıkaracaktır." (Suyuti, el- Havi li'l Feteva, II. 82)
"Ona Hz. Mehdi denilmesinin nedeni, Şam'da bulunan dağlardan birine yönelmesidir. Oradan (gerçek) Tevrat kitaplarını çıkaracak, Yahudilere karşı delil getirecektir." (Suyuti, el-Havi li'l Feteva, II. 81)

Bu hadislerle ilgili yorumlara göre, Hz. Mehdi zamanında Yahudilerden bir kısmının körüklediği Siyonizm ateşi sönecek ve İslam'ın hoşgörüsü ve Kuran ahlakı Yahudiler arasında da yaygınlaşacaktır.

Hadislerde geçen ve "Taberiye gölündedir" şeklinde belirtilen yer İslam alimlerince, bir benzetmeye işaret kabul edilmektedir. Taberiye, Şam'a yakın bir yerdedir ve Şam, ahir zaman hadislerindeki anlatımlarda uzak bir yer, Mekke ve Medine'ye uzak olan anlamını da taşır. Bu benzetme, Taberiye için de söz konusudur. Hatta buradan yola çıkan bazı yorumcu ve araştırmacılar sandığın, Kudüs'te, Mekke'de,
Taberiye'de, Hatay'da olabileceğine dikkat çeker ve ek olarak İstanbul'a da işaret ederler.
YAPILAN YORUMLAR KESİN OLMAMAKLA BERABER TESPİT İÇİN ÖN BİLGİ AMAÇLIDIR,LÜTFEN KAÇAK KAZI YAPMIYALIM.Resim
Resim
Resim
Kullanıcı avatarı
D E Ş İ F R E 53
DeFiNeLeRiM MüDaViMLeRi
DeFiNeLeRiM MüDaViMLeRi
 
Mesajlar: 2038
Kayıt: 03 May 2010, 23:50

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen PANORMOS » 01 Eyl 2010, 21:13

:tsk ustad eline sağlık....
ASGARİ OKUYAN, ASGARİ ÜCRETE TALİM EDER...
Kullanıcı avatarı
PANORMOS
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
 
Mesajlar: 1300
Kayıt: 11 Haz 2010, 11:15

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen KAVAKLI » 01 Eyl 2010, 23:33

güzel bir bilgi paylaşımı paylaımda bulununan ustalarıma teşekkürler...inşallah bir gün bu kıymetli değerler yanlış insanların ellerine geçmez vallahi ozaman vay insanlığın haline....
...HER NE ARARSAN KENDİNDE ARA...
Kullanıcı avatarı
KAVAKLI
Definelerim Piri
Definelerim Piri
 
Mesajlar: 107
Kayıt: 17 Tem 2010, 23:41
Konum: MERSİN- SİVAS

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen D E Ş İ F R E 53 » 02 Eyl 2010, 02:21

KUTSAL TABUT ADIYAMANDAMI???

konuyu açan moloz ustamıza teşekkür ederim...

View My Video
YAPILAN YORUMLAR KESİN OLMAMAKLA BERABER TESPİT İÇİN ÖN BİLGİ AMAÇLIDIR,LÜTFEN KAÇAK KAZI YAPMIYALIM.Resim
Resim
Resim
Kullanıcı avatarı
D E Ş İ F R E 53
DeFiNeLeRiM MüDaViMLeRi
DeFiNeLeRiM MüDaViMLeRi
 
Mesajlar: 2038
Kayıt: 03 May 2010, 23:50

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen PANORMOS » 02 Eyl 2010, 15:57

ALLAH RAZI OLSUN ARKADASLAR... :tsk
ASGARİ OKUYAN, ASGARİ ÜCRETE TALİM EDER...
Kullanıcı avatarı
PANORMOS
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
DeFiNeLeRiM YeTKiLiSi
 
Mesajlar: 1300
Kayıt: 11 Haz 2010, 11:15

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen seyhani » 16 Eki 2010, 21:27

bazi seyler vardir kayip sanilir yada oyle bilinir en kayip sanilan sey aslinda en iyi bilinen seydir belkide ama SIRRI cozmek sartiyla cunku her kayip seyin ardinda buyuk bir SIR buyuk bir sifre ve cozulmesi gereken bir tilsim olmustur normal olanda budur ...size yukardaki cok guzel paylasimda ki orneklerden bir kaci hakkinda bir kac ipucu niteliginde bilgileri paylasmak isterim ...1 cisi Nuh un gemisi agri da dusunulmesinin sebebi agrinin tarihteki eski ararat adiyla gecmesi ve bu ararat kelimesinin ibranicede aslinda bu manada degil urartu manasina geliyor bu isim talmuttan aliniyor ve urartu dan baska yerde olmayacagi bellidir ...cudi kelimeside kur'an da geciyor lakin cudi oturdu diyor ama cudi nin dag olduguna dair bir kelime gecmemektedir cunku ayette dag kelimesinin karsiligi olan kelime gecmiyor cudi oturmak manasinada geldigi icin bunun cudi dagi olmadigi kesindir zaten fizik kurallariyla tespit edilmistirki sularin cekilmesiyle bu gemi dag basinda yada yamacinda durma ihtimalide sifirdir ancak daha derinlerde duzluklerde sularin azalmasiyla durabilecegi yerde dag olma olasigili yok yani ve burasi neresidir sorusunun cevabi var aslinda onuda belirteyim ...
2 cisi sanduka konusu bu konu hakkinda hic terruata girmeye gerek bile yok cunku onun su an birilerinin gozetiminde oldugunu bilmemiz yetiyor ...kur an da hangi ayette oilursa olsun bunda delil veya ibret var diyorsa o ortaya cikacak bir seydir gizli kalma ihtimali yoktur ...
3cusu Mu kitasi ve atlantis size leb demeden çorum diyeceginiz sekilde varmiydi yokmuydu anliyabilmeniz icinde buyuk bir ispat olacagina inandigim bir ornekle acikliyacagim insaallah gecmisin izleri bir sekilde kalir yani var olmussa bir uygarlik isaretlerine eserlerine izlerine rastlanir en onemliside bunlarin ne sekilde karsimiza cikacagini bilemememizdir .
simdi size yazacagim kelimelere dikkat buyurun lutfen bunlar honore yani kadim kelimelerdir kudsiyet tasirmi belkide tasir yada tasimaz ama bunlari cozdukce bu SIRRI cozersiniz iste kelimelerin basina MU getireceksiniz sonrada bu MU nerden geldi diye kendimize soracagiz ve nerdeyse bir cok lehcede lisanda kadimligini koruyan bu MU harflerinin aslinda belkide MU SIRRI bumudur yoksa...
kaddime......hterem.....hayyer....harrir....htar...harrem....derris....rat....kaddes....kaddim...kaddime...hlis...cip..
min...nkir...iz...tareke....zakere...nakasa...htelif...sa...hammed...sibet...vs vs vs yani bu ornekleri sadaece anlasilsin diye verdim tsklr :gül
40 geceden sonra 40 milyon sabah gorecek gucteyiz zayifiz sanma...

Kullanıcı avatarı
seyhani
ÖzEL ÜyE
ÖzEL ÜyE
 
Mesajlar: 107
Kayıt: 03 Eki 2010, 21:17

Re: KUTSAL KAYIPLAR

Mesajgönderen asil_gezgin » 07 Oca 2012, 14:11

teşşekürler ustadlar emeğinize sağlık
Kullanıcı avatarı
asil_gezgin
DEFİNELERİM ÜYESİ
DEFİNELERİM ÜYESİ
 
Mesajlar: 25
Kayıt: 07 Oca 2012, 13:55


Dön TARİHİ EFSANELER

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir