MEGALİTİK KÜLTÜRLERİN GİZEMLİ KUTSAL MERKEZLERİ

Traklar Hakkın da Tüm Bilgilerin paylaşıldığı Bölümümüz
Cevapla
HayatAğacı
DeFiNeLeRiM MüDaViMLeRi
DeFiNeLeRiM MüDaViMLeRi
Mesajlar: 10588
Kayıt: 15 Şub 2010, 12:19

MEGALİTİK KÜLTÜRLERİN GİZEMLİ KUTSAL MERKEZLERİ

Mesaj gönderen HayatAğacı » 06 Mar 2012, 11:27

Resim

DAĞLARLA BÜTÜNLEŞMELERİ, ÇOK GÜÇLÜ ANLAMLAR TAŞIYORDU. ARALARINDA,
MÜTHİŞ BİR GÜÇ AKTARIMI DOĞMUŞTU.
YENİLMEZ GÜÇLERİNİ, KESKİN ZEKALARINI DAĞLARIN KUDRETİNDEN ALMIŞLARDI.


Resim
" TRAKLAR, dağları, yüksek kaya oluşumlarını yaşam yerleri olarak seçmekle farklı insanlar
olduklarını, üstünlüklerini ve kudretlerini ortaya koymuşlardır."
Onlar, yüksek yerlerde yaşayarak, alçaklarda olup biten her şeyi Kartal' lar gibi tepeden
bakmayı seçtiler.
Savaşçı kavim Traklar, yaşadıkları bu yüksek yerlerde, Gök Tanrıya daha yakındılar ve onun
kudretini daha güçlü olarak hissediyorlar ve onu daha iyi yaşıyorlardı."

DAĞLAR VE SAVAŞÇI KAVİMLER
Dağlar, çok eskilerden beri özellikle özgürlüklerine düşkün Savaşçı Kavimler üzerinde çok derin
ve özel duygular uyandırmış, karşı durulmaz çekicilikleriyle bu kavimler için vazgeçilmez
yerleşim bölgeleri olmuşlardır.
Dağların sarp, engebeli ve çoğunlukla ürküten şekilleri, hoyrat ve acımasız selleri, yükseklerdeki
aşılmaz buzulları, derin vadileri, Savaşçı Kavimlerin yerleşmek için buraları kendilerine uygun
görmelerine engel olamamıştır.

Dağlar, bu kavimlerin yaşamlarını güvenli kılmış, iniş çıkışlardaki zorluklar, tırmanma güçlükleri
onların saldırgan düşmanlarım daima korkutmuştur.
Verimli dağ otlakları, Savaşçı Kavimlerin yaşamlarında çok büyük ve vazgeçilmez bir yer tutan
atları ve hayvanları için önemli değerlerdir. Ova otlakları güneşten kavrulurken, dağın besleyici
ve gür çayırlan daima taze ve yeşildir.
Ovaların yaşamı zorlaştıran su taşkınlanna, bataklıklara geçit verişi, saldın, işgal ve tahrip
ordulannın tehditlerine açık olması, Savaşçı Kavimlerin Dağlardaki yaşamlarının doğruluğuna
işaret etmektedir.

ISTRANCA DAĞLARI, Savaşçı Kavim TRAKLAR'IN, Trakya Bölgesinde, yaşamlannı
sürdürdükleri gizemli, vakur ve geçit vermez ulu ormanlan ile tarihin kendisidir
Trakya'nın kuzey-doğusundaki dağlar, Karadeniz kıyılan ile Ergene Havzası arasında
güneydoğu- kuzeybatı doğrultusunda uzanmaktadırlar.
Terkos Gölü' nün güney ve batısındaki, yaklaşık 281m. yüksekliğindeki Yamaçtepe ile
başlayarak, Karadeniz Kıyısı boyunca yavaş yavaş yükselerek ve genişleyerek devam ederler.
Demirköy - Kırklareli arasında yer alan Mahya Dağında yükseklik 1031m.dir. Dağlann bu kesimi,
yeşilin her tonunun izlenebildiği, uçsuz bucaksız bir orman denizi gibidir. Mahya Dağı ormanları,
Traklar' a ait antik yollan gizlemekte ve korumaktadır. Bence bu dağlar ve ormanlar insanı
büyüleyecek kadar güzel ve muhteşemdirler. Oralara her yıl giderek ve tavaf edercesine
dolaşabilmek, ruhumun derinliklerinde anlatılması imkansız coşkular yaratmakta ve Savaşçı
Kavimlerin buradaki izlerini sürüyor olmak, mesleğime katkıda bulunmak için buraların havasını
kokluyor olmak beni çok mutlu kılmakta.
Istranca Dağlan, Mahya Dağı' nın ötesinde, Türkiye-Bulgaristan sının üzerin de Karadeniz
kıyılanndan Tunca Çayı Boğazı' na kadar yayılan geniş bir tepelik alan halini alır. Bu bölgedekidağlarda Billurlu Şistler ve Granit tipinde kayaçlar, Karadeniz Kıyısında Andezitler, Tebeşir ve
Eyosen katmanlan, Ergene Ovasına bakan İç Kısımlarda Eyosen kireçli taşlar çoğunluktadır.
Trakya Bölgemizin orta-kuzey bölgesinde yer alan Kofcaz Dağlık Bölgesi ile Kayalı Baraj Gölü
arsındaki platoda, arazi şekli değişiklik göstermekte ve bu bölgede çok sivri ve yalçın kayalıklı
dağlar ön plana çıkmaktadırlar.
İnceleme konumuz olan Kayalı Bölgesi yada KAYALI KUTSAL BÖLGESİ, bu çok sivri kayalık
tepeleri ile yükselen dağlar arasında yer almaktadır.

KIRKLARELİ BÖLGESİNİN KUZEYİ
Son derece zengin anıtsal Taş ve Kaya Barınakları, Trak Kale ve Kutsal Alanları, Dolmen ve
Menhirleri ile ön plana çıkan Kırklareli Bölgesi' nin kuzeyi çok yoğun bir araştırma programı ile
ancak, ayrıntılı olarak gözler önüne serilebilecektir.
Kırklareli merkezine 4km. uzaklıktaki Eriklice Köyü, Trak Kalesi, Tümülüsleri ile Kayalık bir
bölgede yerleşim göstermektedir. Merkeze 15 km. uzaklıktaki Kadıköy, dolmen ve menhirleri,
Kadıköy Deresi çevresindeki kaya barınakları, anıtsal taş ve kaya oluşumları ile son derece
çekici bir bölge özelliğine sahiptir.
Kırklareli' ne kısa mesafede yer alan Kuzulu (Koyva) bölgesinde, bir Trak Kalesi ve Trak Tapım
Alam ilginç kültür kalıntıları olarak izlenmektedir.
Kuzulu yerleşim yerinin kuzey doğusunda Kapaklı, Dolmenleri ile ve kuzeydeki Kofcaz Kalesi
Bölgesi içerdiği 3 dolmen ile bölgenin kültürel özelliğini sergilemektedir.

Karahamza ve Kayalı merkezleri arasında yer alan Yoğuntaş, Kırklareli' ne bağlı bucak
merkezlerinden biridir. Yoğuntaş tarih içinde POLOS ve SKOPELOS adlan ile anılmıştır ve
zaman içinde Roma-Bizans kültürleri tarafından da kullanılan, Trak Kalesi ile öne çıkmaktadır.
Yoğuntaş Bölgesinin çevresi son derece dik kayalık dağlarla çevrilidir ve bu doğal yapı ,
bölgenin karakteristik özelliği olarak bilinir.
Bu merkezler Kırklareli Karayolu üzerinde yer aldıklarından, bölgeye ulaşım oldukça kolaydır.
Kitabın konusu olan Kayalı Bölgesi, Kırklareli' nin kuzey-batı yönünde kalmaktadır. Kayalı
Bölgesinin Kuzey-Batısı, Dolmenlerin oldukça yoğun olduğu bir bölgedir. Lalapaşa,
Hacıdanişmend, Süleymandanişmend, Vaysal, Hacılar ve Provodi Kalesi çevresi bu bölgeye
girmektedir.
Kayalı' nın Kuzey-Doğusunda da Dolmenlerin yoğun olduğu bir bölge yer almaktadır. Karakoç,
Demircihalil, Kapaklı ve Kofcaz bu bölgede yer almaktadır.
Hamam Deresi, Fındıklı Dere ve Teke Deresi ile beslenen Kayalı Baraj Gölü, bu bölgede yer
alan pek çok anıtsal taş ve kaya oluşumunun sular altında kalmasına sebep olmuştur.
Trakya Bölgesi Megalitik Anıtlan' nın pek çoğu, üzerlerinde araştırma dahi yapılamadan sular
altında kalmışlardır. Armağan Barajı, Süloğlu Barajı, Kırklareli Barajı, Kayalı Barajı ve halen
çalışmaları süren Kıyıköy Barajı Trakya Bölgesinin megalitik Anıtlarının sonları olmuştur.
Adlarını Keltçe' den alan Dolmen'ler, bu anıtsal megalitik yapılar Savaşçı Kavimlerin anıtlan,
birer birer yok olmaktadırlar.

ISTRANCA DAĞLARINDAKİ KALE VE KUTSAL ALANLAR
Trak kültüründe, dağlann tepelerindeki yüksek ve dik kayalık bölgeler, Kale olarak kullanılmak
için tercih edilmiştir. Bu yüksek ve dik kaya oluşumlarının üzerine ağaç ve dallardan, çamur
kullanılarak yapılan çitler, savaşçılara siper vazifesi görmüşlerdir. Genelde kesif ve ulu ağaçlarla
kaplanmış dağlık bölgelerde yalçın kayalardan bir set gibi yükselen bu kaleler, kuvvetli ve
güvenilir korunaklar olmuşlardır. Kesif orman dokusu içinde, kalelere yakın bölgelerde iğmeli
barınaklarında oturan aileler, savaş zamanlarında ve ani baskınlarda, oturduklan yerleri terk
ederek kalelere sığınmışlar yada gerekiyorsa, atlarına ve arabalarına binerek bulunduklan
yerleri terk etmişlerdir.
Ormanlar içindeki sayısız, taş döşeli, dar yollar savaşçıları, sivil halkı ve ticaret kervanlarını,
yabancılann ve düşmanlann gözlerinden saklayarak ulaşımı sağlamışlardır.
Kendilerini Ulu Dağlar ve Kutsal bildikleri Kayalar ile bütünleşmiş olarak kabul eden, onların
görkemli ve ölümsüz varlıklarının bir parçası sayan, Gök Tanrı inancına sahip bu Savaşçı
Kavim, kutsallıklarına inandıkları ormanlar içindeki yalçın kalelerinde, yenilmezliklerini
sergilemişlerdir.
Sınırlı zaman ve imkanlar, burada ancak bir fotoğraf çalışması yapabilmem için yeterli oldu.
Kesif orman dokusu ile kaplı Istranca Dağlarında yaşayan Trak insanı, bu özgür Savaşçı Kavim,
tüm doğa olaylarını bu vahşi ortamda çok yoğun bir şekilde yaşıyor ve üstünlüklerini, gerçek
olmayan efsaneler ve çoğunlukla gerçek dışı olan doğa ruhlarına, sonsuz saygı duydukları
Atalarının ve Kahramanlarının koruyucu ruhlarına inanarak koruyorlardı.
Dağ Perileri OREAS' lar, vadilerde yaşayan Periler AULONİAD' lar, Kutsal Ağaçların koruyucu
perileri DRYAD' lar ve HAMADRYYAS' lar onların yaşamlarının bir parçasıydılar.
Traklar, savaş dolu yaşamlarının kendilerine verdiği gergin ruh durumunu, kendileri için şaşırtıcı,
korku verici, coşku yada kıvanç verici her türlü olayı, bu olaylarla ilgili kutlamaları, törenleri,
müziği yaşamlarının içine sokarak, hafifletiyorlar ve aslında çok zor olan yaşam biçimlerini ilginç
bir düzeye getiriyorlardı.

Sonsuz güç ve inançları ile hem kendilerinin korunduklarına inanıyorlar, hem de doğadaki her
şeyin, kutsal dağlar, kayalar ve Gök Tanrı tarafından korunduğunu biliyorlardı.
Yaşamlarını sürdürdükleri dağlar, Kayalık Bölgeler, ormanlar içindeki akarsular ve ormanlara
duydukları güçlü saygı, onları yapay süslerle dolu yaşam yerlerinden uzak tutuyordu.
Onlar doğarım verdiklerinin en güzel ve en kudretli olduğunun bilincine varmışlardı. Kutsal
Alanları kayalık ve dağlık bölgelerde, gök kubbenin altında, yağmurun, rüzgarın eksik olmadığı
yerlerde idi ve onlar başlarını kaldırdıklarında gökyüzünü görmeliydiler. Tanrıları ile aralarında
sadece o sonsuz mavilik olmalı idi. Ancak bu şekilde özgür olduklarını biliyorlardı.
Kendilerinden sonraki Savaşçı Kavimler, onların kültürlerini devam ettiren diğer savaşçı
toplumlar da aynı inançla, aynı ruh durumu ile, asla yok olmayacak olan bu ölümsüz Dağlar ve
Taşlar, Kayalar arsındaki Kutsal Alanlarda inançlarını, tapımlarını devam ettirdiler. Dağlar ve
Kayalar, Anıtsal Taşlar ölümsüz ve kalıcı olduklarından, sonraki kavimlerin yeni tapım yerleri
yapmalarına da gerek olmayacaktı.
O görkemli kaya anıtları şeklindeki Kaleler ve Megalitik oluşumlarla gizem kazanmış Kutsal
Alanlar, on binlerce yıl aynı şekilde kalacak ancak değişen sadece yeni gelen, Atalarının
miraslarını kullanan Savaşçı Kavimler olacaktı....
Ve de her şey aynen bu şekilde oldu. Hitit, Phryg, Urartu, İskit, Trak, Kelt
Hepside aynı Dağlarda, Kayalık Bölgelerde, Megalitik Anıtlarda tapımlarını sürdürdüler.....

Resim
Tümülüs, Istrancalar Bölgesi


Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu gözet, ama dünyadan da nasibini unutma! Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.(Kasas 77)

yaptığımız tüm yorumlar, ya yasal Kazı Öncesi araştırlamarı Esas alarak, yada bilgilenmek amaçlı araştırmaları Esas alarak, yapmaktayız ... LÜTFEN !!! kaçak kazılardan uzak duralım.

Cevapla

“TRAKLAR” sayfasına dön